Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Brexit’in 10 yılı: İngiltere hisse senetleri ve sterlin nasıl bir performans sergiledi?

Farage Brexit oylamasından bir gün önce İngiliz pasaportu taşıyor.
Farage Brexit oylamasından bir gün önce İngiliz pasaportu taşıyor. ©  AP
© AP
By Piero Cingari
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Referandumun üzerinden 10 yıl geçmişken, uluslararası yatırımcılar için soru artık Brexit’in İngiltere piyasalarına zarar verip vermediği değil, durumun bir fırsata dönüşüp dönüşmediği.

İngiliz seçmenlerin 23 Haziran 2016’da Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma yönünde oy kullanmasının üzerinden neredeyse 10 yıl geçtikten sonra, FTSE 100 rekor seviyelere ulaşmaya başladı. Yine de manşetlerin ötesine bakıldığında, bu oylamanın finansal izleri açık bir şekilde görülmeye devam ediyor.

REKLAM
REKLAM

Morningstar tarafından hazırlanan “Brexit'in 10 Yılı" ("The Brexit Decade”) başlıklı yeni analiz, ortaya çıkan zararı göz ardı edilmesi zor rakamlarla ortaya koydu.

Referandumdan bu yana İngiltere hisse senedi fonlarından kümülatif olarak yaklaşık 160 milyar dolar net çıkış yaşandı. Altı yıl üst üste süren bu çıkışlar, geçici bir döngüsel gerilemeden ziyade yapısal bir güven kaybına dönüştü.

Peki, oylamadan bu yana İngiltere hisseleri ile benzer piyasalar arasında ne kadar büyük bir performans farkı oluştu? Ve sterlin nasıl bir seyir izledi?

İngiltere FTSE 100, Wall Street ve kıta Avrupa'sının gerisinde kaldı

Rakamlar durumu açıkça ortaya koyuyor.

Londra Borsası’nda işlem gören en büyük 100 şirketi izleyen gösterge endeks FTSE 100, Brexit’ten bu yana yüzde 62 yükseldi. Bu da 10 yıllık dönemde yıllık bileşik getirinin %5’in biraz altında kaldığı anlamına geliyor.

Wall Street ise bambaşka bir performans sergiledi. S&P 500 aynı dönemde yüzde 253 yükselerek yıllıklandırılmış yüzde 13,4 getiri elde etti ki bu oran, İngiltere büyük ölçekli hisselerinin neredeyse 3 katı.

Fark yalnızca Atlantik’in iki yakasıyla sınırlı değil.

Avrupa içinde de DAX yüzde 151, Euro STOXX 50 ise yüzde 109 getiri sağladı. Bu da Brexit’in Londra piyasaları üzerinde, geride bıraktığı kıta Avrupalı rakiplerine kıyasla daha ağır bir yük oluşturduğunu gösteriyor.

Brexit’in kötüleştirdiği mevcut zayıflıklar

Morningstar’a göre Brexit, düşük performansın temel nedeni değil, bir katalizördü.

İngiltere hisse senedi piyasası, 2016 referandumuna zaten yapısal sorunlarla girdi: azalan yerel emeklilik fonu talebi, sermayenin ABD büyüme piyasalarına kayması ve teknoloji yerine enerji, bankacılık ve madencilik ağırlıklı elverişsiz sektör dağılımı.

Brexit bu eğilimleri hızlandırdı ve derinleştirdi; ülkenin risk primini artırarak kritik bir dönemde güveni zedeledi.

Yatırımcı davranışı da net oldu: İngiltere varlıklarından sistematik çıkış yaşanırken, sermaye ABD piyasalarına yöneldi. Aynı zamanda aktif yönetilen fonların cazibesi azalırken pasif stratejilerin payı arttı.

İngiltere'nin küresel endekslerdeki ağırlığı son 20 yılda neredeyse yarıya indi, MSCI ACWI içindeki payı yaklaşık yüzde 10’dan yüzde 4’e düştü.

Morningstar’ın takip ettiği en agresif sterlin odaklı fon kategorisinde, İngiltere hisselerinin ortalama ağırlığı yüzde 40’tan yüzde 18’e geriledi; boşalan kaynaklar büyük ölçüde ABD hisselerine kaydırıldı.

Varlık yönetimi sektörü de bu durumdan doğrudan etkilendi.

2016’dan bu yana yaklaşık 380 İngiltere hisse stratejisi kapanırken, 200’den biraz fazla yeni strateji başlatıldı. Aynı dönemde pasif Birleşik Krallık hisse fonlarının toplam varlıklar içindeki payı yüzde 22’den yüzde 46’ya yükseldi.

Aktif büyük ölçekli fon yöneticileri — Columbia Threadneedle, Jupiter, Liontrust, Aviva ve Schroders — en büyük çıkışları yaşarken; Vanguard, iShares ve Phoenix Group girişlerden faydalandı.

Bu tabloyu daha da ağırlaştıran faktörler arasında COVID-19 pandemic, küresel enflasyon şoku, jeopolitik gerilimler, azalan doğrudan yabancı yatırımlar, zayıflayan mal ihracatı ve özellikle 2022 sonbaharındaki devlet tahvili piyasası krizi yer aldı.

Morningstar, Brexit’in etkisini tamamen izole etmenin zor olduğunu kabul ediyor ancak sonuçları belirgin şekilde kötüleştirdiğine dair ciddi bir itiraz bulunmuyor.

Sterlin: En kritik alanlarda zayıflama

Döviz piyasası da benzer bir hikaye anlatıyor. Sterlin, Brexit oylamasından bu yana ABD doları karşısında yaklaşık yüzde 10, euro karşısında ise yüzde 12 değer kaybetti.

Dünyanın iki temel rezerv para birimine karşı sterlin geriledi.

Referandum arifesinde 1 sterlin 1,31 euroya eşitti. Yaklaşık 10 yıl sonra bu değer 1,15 euroya düştü yani İngiltere'nin ayrılma kararı aldığı ortak para birimi karşısında yaklaşık yüzde 12’lik bir satın alma gücü kaybı yaşandı.

Orta ve Doğu Avrupa para birimleri karşısında tablo daha da belirgin.

Sterlin, Çek korunası karşısında yüzde 20’den fazla, Polonya zlotisi karşısında ise yüzde 13 değer kaybetti. Bu ülkeler, İngiltere'ye gidebilecek üretim ve doğrudan yatırımların bir kısmını çekti.

Dikkat çekici şekilde sterlin, Avrupa’nın en oynak para birimlerinden biri olan Macar forinti karşısında ise yalnızca yüzde 1,8’lik sınırlı bir artış gösterebildi.

İngiltere piyasaları için bir dönüm noktası mı?

Hikaye artık tek yönlü değil.

Morningstar’a göre 2022’den bu yana İngiltere hisseleri, güçlü bir “değer” rotasyonu ve dayanıklı temettülerin etkisiyle anlamlı bir çarpan genişlemesi olmaksızın ABD ve küresel piyasaları geride bıraktı. Buna karşın değerlemeler halen kötümserliği yansıtıyor.

İngiltere piyasası, fiyat/kazanç oranı bazında ABD’ye göre yüzde 30 ila yüzde 35 iskonto ile işlem görüyor; küçük ve orta ölçekli şirketler ise hem tarihsel ortalamalara hem de gelişmiş piyasa benzerlerine kıyasla en düşük seviyelerde bulunuyor.

Artan birleşme ve satın alma faaliyetleri ile rekor düzeydeki hisse geri alımları, şirket içi aktörlerin ve yurtdışı alıcıların, halka açık yatırımcıların hâlâ temkinli yaklaştığı alanlarda değer gördüğüne işaret ediyor.

Bazı fon yöneticileri bunu giriş noktası olarak görüyor.

Liontrust Ekonomik Avantaj ekibinden fon yöneticisi Natalie Bell, yakın tarihli bir notunda "Değerlemeler uzun dönem ortalamalarına ve diğer karşılaştırılabilir piyasalara kıyasla önemli ölçüde düşük kalmaya devam ediyor," dedi ve ekibinin, zamanlaması ve büyüklüğünü tahmin etmek zor olsa da, İngiltere hisse senetleri için, özellikle küçük ve mikro şirketlerde geniş tabanlı bir değerleme dönüşümü fırsatı gördüğünü ekledi.

Diğerleri ise daha temkinli. JP Morgan'da küresel ve Avrupa hisse senedi stratejisi başkanı olan Mislav Matejka, FTSE 100'ün savunmacı ve likit profili göz önüne alındığında, yatırımcılar diğer her şeyde düşüşe geçtiğinde İngiliz hisse senetlerinin genellikle iyi performans gösterdiğini savundu.

İngiltere endeksinin 2026'da yüzde 5 ila yüzde 10 arasında yükseleceğini düşünüyor ancak İngiltere'nin Almanya veya Çin'de ortaya çıkanlarla karşılaştırılabilir net bir büyüme katalizöründen yoksun olduğu görüşüyle aşırı ağırlık tutmuyor.

Referandumun üzerinden 10 yıl geçtikten sonra, uluslararası yatırımcılar için soru artık Brexit’in İngiltere piyasalarına zarar verip vermediği değil, ortaya çıkan bu iskontonun bir fırsata dönüşüp dönüşmediği.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Euro Bölgesi enflasyonu yüzde 3'e çıktı, büyüme yavaşladı

İran savaşı BP ve Barclays’in kârlarını nasıl artırdı

Brexit’in 10 yılı: İngiltere hisse senetleri ve sterlin nasıl bir performans sergiledi?