Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

ABD'nin İran'da kullandığı öne sürülen gizli teknolojisi: 'Hayalet Mırıltı' gerçek mi?

F-15E Strike Eagle uçağı
F-15E Strike Eagle uçağı ©  Wikimedia Commons
© Wikimedia Commons
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

ABD'nin İran'da 'uzun menzilli kuantum manyetometre' ile insan kalp atışlarını algılayan bir teknoloji kullandığı öne sürülüyor. Ancak fizikçilere göre bu anlatı bilimsel gerçeklikle örtüşmüyor.

ABD istihbarat teşkilatı CIA, İran’da savaş uçağının düşürülmesiyle kaybolan Amerikan askerlerini bulmak için “Ghost Murmur” (Hayalet Mırıltı) adlı yeni bir teknolojiyi devreye soktuğu iddiasıyla gündemde.

REKLAM
REKLAM

İddiaya göre bu sistem, uzun mesafelerden insan kalp atışlarını algılayıp yapay zeka yardımıyla arka plan gürültüsünden ayırabiliyor.

The New York Post gazetesine konuşan ve ismi açıklanmayan kaynaklara göre, İran’ın güneyindeki dağlık bölge bu teknoloji için “ideal ilk kullanım alanı” oldu. Seyrek nüfus ve düşük gürültü seviyesi, sistemin performansını artıran faktörler olarak gösterildi.

Pentagon konuyla ilgili yorum yapmazken, CIA’dan da resmi bir doğrulama gelmedi.

Öte yandan, bilim insanları da böyle bir teknolojinin varlığına şüpheyle yaklaşıyor.

F-15E düşürüldü, iki askerden biri kayboldu

Olay, bir F-15E Strike Eagle savaş uçağının İran üzerinde düşürülmesiyle başladı. ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, uçağın omuzdan atılan bir füze ile vurulduğunu açıklamıştı.

Pilot kısa sürede kurtarılırken, silah sistemleri subayı olarak görev yapan ikinci asker İran’ın güneyinde dağlık bir bölgede kaybolmuştu. Yaralı olduğu belirtilen asker, yaklaşık 48 saat boyunca saklanarak ABD güçleriyle sınırlı iletişim kurabilmişti.

CIA Direktörü John Ratcliffe, kayıp askerin yerini bulmayı “çölde bir kum tanesini aramaya” benzetmişti. Ratcliffe, “Düşman için görünmezdi ama CIA için değildi” demişti.

Kalp atışıyla tespit iddiası

İddiaya göre “Hayalet Mırıltı” sistemi, dağlık bölgede saklanan askerin kalp atışlarını uzaktan algılayarak yerini belirledi. Bu veriler daha sonra Pentagon ve Beyaz Saray ile paylaşıldı.

Kayıp askerin, yerini bildirmek için ABD ordusunun uzun süredir kullandığı Combat Survivor Evader Locator (CSEL) cihazını kullandığı belirtildi. Boeing tarafından geliştirilen bu sistem, düşen personel için “küresel acil çağrı” işlevi görüyor.

Habere göre yaralı asker saklandığı yerden çıkarak bu cihazı aktive etti ve “Hayalet Mırıltı” teknolojisi bu sinyali ve biyometrik verileri kullanarak konum tespiti yaptı.

Bu teknolojinin, Lockheed Martin firması bünyesindeki gizli araştırma birimi Skunk Works tarafından geliştirildiği öne sürülüyor.

'Kalp atışını kilometrelerce uzaktan duymak' mümkün mü?

Habere göre bu teknoloji, “uzun menzilli kuantum manyetometre” ile insan kalp atışlarını algılıyor, ardından yapay zeka ile gürültüyü filtreleyerek sinyali ayrıştırıyor.

Ancak fizikçilere göre bu anlatı bilimsel gerçeklikle örtüşmüyor.

Kuantum manyetometreler aslında gerçek ve tıpta kullanılıyor. Kalp ritim bozukluklarını tespit etmek için kalbin ürettiği manyetik alan ölçülebiliyor. Ancak bu ölçümün kritik bir sınırı var: Mesafe.

Vanderbilt Üniversitesi’nden biyomedikal mühendislik profesörü John Wikswo, Scientific American dergisine yaptığı açıklamada, kalbin manyetik alanının ancak çok yakın mesafeden algılanabildiğini söylüyor:

“Göğüs yüzeyinde, yani yaklaşık 10 santimetre mesafede bile sinyal zar zor tespit edilir. Bir metreye çıktığınızda sinyal bin kat zayıflar.”

Kilometreler söz konusu olduğunda ise sinyal neredeyse tamamen yok oluyor.

Laboratuvarda bile zor ölçülüyor

Bilim insanları kalp manyetik alanını ölçmek için onlarca yıldır son derece hassas cihazlar kullanıyor. İlk ölçümler, milyonlarca sarımlı bobinler ve mutlak sıfıra yakın sıcaklıklara kadar soğutulan cihazlarla yapılabildi.

Bu tür cihazları çöl ortamı ve gerçek dünya sıcaklığında kullanabilmenin mümkün olup olmadığı da ayrı bir tartışma konusu. Zira bu sistemler casusluk ekipmanı değil, dış dünyadan izole edilmiş, kontrollü laboratuvar cihazları oluyor.

Union College’dan fizik profesörü Chad Orzel de dergiye verdiği röportajda bu tür bir teknolojinin sahada çalışmasının neredeyse imkânsız olduğunu söylüyor.

Çünkü Dünya’nın manyetik alanı, elektrik akımlarından kaynaklanan parazit ve hayvanların kalp atışları gibi sayısız “gürültü” sinyali bastırır.

Orzel’e göre yapay zeka bile bu sorunu çözemez çünkü ortada ayırt edilecek kadar güçlü bir sinyal yok:

“Bir kilometre uzakta bu sinyal, yaklaşık bir trilyonda bire düşer.”

'İmkansıza yakın'

Oakland Üniversitesi’nden fizikçi Bradley Roth da benzer görüşte. Dergiye konuşan Roth, kalp manyetik alanının 60 yıldır ölçüldüğünü hatırlatıyor ve bunun genellikle birkaç santimetre mesafede ve özel korumalı ortamlarda bile zor olduğunu söylüyor.

“Böyle bir şey küçük bir ilerleme değil, doğrudan devrim olurdu.”

Bilim insanlarına göre bu iddianın ortaya atılmasının nedenine dair birkaç olasılık var. Örneğin kaynaklar gazeteciyi yanıltmış olabilir veya gerçek teknolojiyi gizlemek için bilinçli bir “dezenformasyon” kampanyası yürütülüyor olabilir.

Hatta Orzel, "Biri gazeteciyle dalga geçmiş olabilir," diyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Lübnan Cumhurbaşkanı'ndan İsrail ateşkesi sonrası 'yeni dönem' mesajı

İran: ABD ablukası devam ettiği sürece Hürmüz Boğazı açık kalmayacak

Trump’tan İngiltere’ye Kuzey Denizi eleştirisi: Sondaj yapmaması 'çılgınlık'