Euronews is no longer accessible on Internet Explorer. This browser is not updated by Microsoft and does not support the last technical evolutions. We encourage you to use another browser, such as Edge, Safari, Google Chrome or Mozilla Firefox.

Son Dakika

Son Dakika

Google Çeviri cinsiyetçi mi? Yoksa toplumdaki cinsiyet eşitsizliğinin bir yansıması mı?

Google Çeviri cinsiyetçi mi? Yoksa toplumdaki cinsiyet eşitsizliğinin bir yansıması mı?
Copyright
REUTERS/Dado Ruvic/Illustration
Metin boyutu Aa Aa

Türkçe cinsiyetsiz bir dil olduğu için kişi zamirlerinde erkek veya kadın fark etmeksizin “o” zamiri kullanılıyor. İngilizce, Fransızca gibi kişi zamirinin cinsiyete göre "he/she" olarak ayrıldığı durumlarda ise internet üzerinden yapılan çeviri programları herhangi bir zamiri seçebiliyor. Sorun ise Türkçe’deki “o” kişi zamirinin Google Translate ile çevrildiğinde güçlü, hassas, başarılı, doktor, mühendis gibi kelimelerin içinde bulunduğu cümlelerin bir cinsiyetle özdeşleştirilerek ön yargılı şekilde çevrilmesinde ortaya çıkıyor.

Google Translate (Çeviri), örneğin “O mutlu” cümlesini “He is happy” olarak çevirirken “O mutsuz” cümlesini “She is unhappy” olarak çeviriyor. Bunun üzerine Google, “ön yargıları azaltma programı”nı başlatarak “O mutlu” cümlesini “He is happy” veya “She is happy” olarak iki seçenekli çevirmeye başladı.

Öte yandan cümleler çoğaldıkça Google yine güçlü, pozitif özellik ve duygular için öznenin erkek olduğunu belirten “he”yi; zayıf, duygusal, negatif özellik veya duygular için ise kişinin kadın olduğunu simgeleyen “she”yi seçiyor. Bu da akıllara “Google Translate cinsiyetçi mi?” sorusunu getiriyor.

Google Translate, “İşini iyi yapan bir doktor” cümlesinin İngilizce çevirisi için “he”yi kullanırken, “O bulaşık yıkamayı seviyor” cümlesinde “she”yi seçiyor.

Google Türkçe’den Fransızca’ya çevirilerde de yine “O çalışkan” cümlesi için öznenin erkek olduğunu belirten “il” zamirini seçerken, “O tembel”in çevirisinde kişinin kadın olduğunu simgeleyen “elle”i kullanıyor.

Google Çeviri, Türkçe’den İngilizce’ye veya Fransızca’ya, “O çocuk sahibi olmak istiyor”, “Akşam işten geldiğinde yemek yapıyor”, “O mutsuz ve hayatından memnun değil” gibi cümleleri kadın kişi zamiri “she” veya “elle” ile; “O mutlu ve hayatından memnun”, “O güçlü”, “O zeki”, “O bir hakim” gibi cümleleri ise kişinin erkek olduğunu gösteren “he” veya “il” ile çeviriyor.

Euronews türkçe söz konusu cinsiyet ayrımına dayanan ön yargılı çevirilerin neden kaynaklandığını Google’a sordu.

Google sözcüsü Claudine Beaumont, çeviri sonuçlarında görülen ön yargılı ifadelerin kendilerinden kaynaklı olmadığını, toplumdaki cinsiyet eşitsizliğinin bir yansıması olduğunu şöyle ifade etti: “Google Çeviri’deki ön yargılı ifadeler kasıtsız bir şekilde toplumdaki ve materyaldeki eşitsizliğin bir çoğaltılması.”

Beaumont, ilk olarak Türkçe’den İngilizce’ye çevirilerde başlattıkları “ön yargıları azaltma programı”nı Fince, Macarca gibi diğer cinsiyetsiz dillerden Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca gibi cinsiyetli dillere yapılan çevirilerde de geliştirmek istediklerini belirtti.

Google Translate internette yapılmış milyonlarca çeviri kalıplarından öğreniyor
Claudine Beaumont
Google sözcüsü

Google kelimelerin en çok kullanıldığı cinsiyete göre çeviri yapan bir algoritma kullanıyor. “O bir doktor” veya “O mutlu” gibi cümlelerin çevirisinde erkek ve kadın kullanım oranlarına bakarak erkek oranın yüksek olduğu verisine ulaşıp çeviride de kişi zamirini erkek olarak seçiyor. Konuyla ilgili Google sözcüsü Beaumont euronews’a şöyle konuştu:

“Google Translate internette yapılmış milyonlarca çeviri kalıplarından öğreniyor. Ne yazık ki bu öğrenilmiş davranışlar bizi memnun etmeyen sonuçlar verebiliyor. Bu tarz zorluklar, gerçek çevirmenlerin de karşılaşabileceği sorunlar fakat konuyla ilgili çalışmalarımıza devam ediyoruz ve çevirilerimizi geliştiriyoruz.”

Çeviri programları toplumdaki ön yargıları yeniden mi üretiyor?

Google sözcüsü Beaumont, çevirilerdeki ön yargılı cümlelerin toplumdan kaynaklandığını bu nedenle kullandıkları algoritmanın da bu tarz ayrımcı çevirileri çoğalttığını söylerken, öte yandan robotlar ve teknoloji bu tarz ‘cinsiyetçi kalıplar'ı yaygınlaştırdığı sebebiyle eleştiriliyor.

Bilim insanları ve uzmanlar, teknolojinin en nihayetinde insan üretimi olduğunu fakat yapay zeka ile ırksal ve toplumsal cinsiyete dayalı ön yargıların daha da derinleşerek yaygınlaştırıldığını ortaya koyuyor.

Teknoloji uzmanı Joanna Bryson, yapay zekanın toplumdaki tüm ön yargıları ve ayrımcı kalıpları kaydettiğini, bu nedenle bilgisayar programlarının ayrımcı veya ırkçı ifadeleri yeniden üretmesi ve yaygınlaştırması tehlikesine vurgu yapıyor.

Öte yandan Oxford Üniversitesi’nde data etiği ve algoritmalar üzerine araştırma yapan uzman Sandra Wachter, İngiliz The Guardian gazetesine, algoritmaların tehdit olarak algılanması yerine toplumsal ön yargıların nerede ve nasıl gerçekleştiğini işaret eden bir rehber olarak kullanılabileceğini belirtti. Ayrıca Wachter’a göre insanlar ön yargılarını gizleyebilir ve yalan söyleyebilirken, makineler ve yapay zeka bunu açıkça ortaya koyar ve saklamaz. Bu nedenle toplumların gelişimi ve ilerlemesi için yapay zeka, ön yargıları ve ayrımcılıkları önlemede yardımcı görevi üstlenebilir.