Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Ne kadın ne erkek: İkili cinsiyet sistemi dışındakiler için düşük dozda hormon tedavisi

Ne kadın ne erkek: İkili cinsiyet sistemi dışındakiler için düşük dozda hormon tedavisi
Telif hakkı
NBC News
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Kendini kadın ya da erkek, ikili cinsiyet sistemi içerisinde tanımlamayan bireylerden bazıları düşük dozda hormonlar alarak cinsel kimlik yelpazesinde rahat hissettikleri noktaya ulaşmayı amaçlıyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Los Angeles kentinde yaşayan Marisa Rivas, ikili cinsiyet kimliği içerisinde bulunmayan kişilerden (nonbinary gender) biri. Marisa Rivas'ın amacı cinsel kimlik yelpazesinde fiziksel olarak "ortada bir yerde" bir görüntüye sahip olmak. Bu nedenle düşük dozda hormonlar alıyor ve bedenini yavaşça değiştiriyor.

Marisa Rivas, bir kadın olarak yaşarken hiçbir zaman rahat hissetmediğini ancak kendini erkek olarak da tanımlamadığını söylüyor.

30 yaşındaki Rivas, geçen yıl meme aldırma ameliyatına girdi. Bu yıl ise kendisi hakkında 'nötr cinsiyet' belirten zamirleri kullanma kararı aldı. (İngilizce "he" ya da "she" yerine "they", "them" gibi)

Daha sonra, haziran ayı sonunda Batı Hollywood'daki LGBT (Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Transseksüel) Merkezine giden Rivas, oradaki doktorla düşük dozda testosteron yani erkeklik hormonu almanın nasıl olacağı hakkında konuştu. Sakal gibi tamamen erkeksi özellikleri almadan daha geniş bir çene yapısına ve daha çift cinsiyetli bir fiziğe sahip olmayı umuyor. Özetle Rivas ne sadece kadın ne de erkek gibi görünmek istiyor.

Neden düşük dozda hormon?

Rivas gibi ikili cinsiyet sistemine uymayan insanlar için düşük dozda (microdosing) hormon almak gittikçe daha çok başvurulan bir teknik haline geldi. Amaç, bedene yavaş yavaş erkeksi ya da kadınsı özellikler kazandırmak. Teknikle ilgili yapılan araştırmalar oldukça kısıtlı ancak doktorlar tıbbi olarak karşıt cinsiyete geçmeden vücutlarını değiştirmek isteyenlerin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak çalışmalar yapılması gerektiğini söylüyor.

Kaliforniya Üniversitesinden Dr. Tri Do, "Transseksüel bireylerde herkesin ameliyat olması ve mümkün olduğunca 'erkek' ya da 'kadın' olmak için hormon takviyesi alması gerektiğine dair bir inanış var. Bu, doğru değil." şeklinde konuşuyor.

İkili cinsiyet sistemi dışında olmayı savunanlar, daha geniş bir tıbbi geçiş tanımı için çağrıda bulunuyor. Bu çağrı, daha fazla Amerikalının kendini ikili cinsiyet dışında tanımladığı dönemde anlamlı. ABD'de 'Z jenerasyonu'nun, yani 90'ların ortası ile 2000'lerin ortası arasında doğanların yüzde 56'sı nötr cinsiyet zamiri kullanan birini tanıdıklarını bildirdi.

2015'te ABD'de yürütülen en kapsamlı transseksüellik araştırmasına katılan 28 bin kişinin 3'te 1'inden fazlası, ikili cinsiyet sistemi içinde olmadıklarını ve 'kuir cinsiyet' içerisinde (toplumdaki cinsel kimlik tanımlamalarının ötesinde) olduklarını ifade etti.

Doktor Do, transseksüel bireyleri 2001'den beri tedavi ettiğini söylüyor. Do, başvuranların kendilerini rahat hissettikleri dozu bulmaları için zaman kazandırmak amacıyla düşük dozlarda hormon veriyor. Düşük dozlar, yüksek hormon dozları ile aynı etkiyi yaratıyor, farkı ise daha uzun zamana yayılması.

Testosteron alanlar için daha hacimli kaslar ya da östrojen alanlar için vücudun bazı bölgelerinde yağın artması gibi etkiler görülüyor. Doktor Do, belli bir dozun genetik olarak farklı kişilerde etkilerinin değişebileceğini söylüyor. Tedavi sürerken vücutlarındaki değişimi gözlemleyen bireyler daha düşük ya da yüksek doza geçme isteğinde bulunabiliyor. Bazı nadir durumlarda ise tedavinin sonlanmasını isteyebiliyorlar.

Kadın ya da erkek olma baskısına son

LGBT bireyler için sağlık hizmeti sunan bir merkezden Dr. Asa Radix, 1979'da transseksüel bireyler için ilk tedaviler başladığında, bu bireyler üzerlerinde kadın ya da erkek olarak tanımlama ve seçim yapma baskısı hissettiklerini söylüyor.

Bu tarihten günümüze cinsel kimlik ve cinsiyet beklentileri köklü bir gelişim yaşadı. 80'ler ve 90'lardan itibaren "ikili cinsiyet sistemine uygun olmayan", "kuir cinsiyet", "akışkan cinsiyet" gibi tanımlar akademik literatüre ve aktivist söyleme girmeye başladı. Ancak ana akım kültüre ulaşma süreci hâlâ devam ediyor.

Transseksüellik üzerine uzmanlaşmış doktorlar ve terapistler, ikili cinsiyet sistemi dışında kalan bireylerin çok uzun zamandır kendilerine başvurduğunu ancak yalnızca yakın zamanda bu durumu açıklayacak bir dil kullanılmaya başlandığını belirtiyor.

Bu doktorlardan biri olan Leandro Mena kendisine gelen ikili cinsiyet dışındaki bireylerin sayısının 2013'ten beri hızla arttığını söylüyor. Dr. Mena, "Geçmişe bakıldığında 10 yıl önce ilk ikili cinsiyet dışında kalan hastama hormon verdim. Kendimce o hastamı tanımlamadım ya da durumunu tanımlamak için o zaman sormam gereken soruları sormadım. " itirafında bulunuyor.

Uygun testosteron dozunu bulmak için zorlu süreç

Kendini kadın ya da erkek olarak tanımlamayanlardan biri olan Micah Rajunov, uygun testosteron dozunu bulma yolculuğunun oldukça zorlu geçtiğini söylüyor. Doktoru, Rajunov için vermesi gereken dozu ayarlayamayınca beklediğinden çok yüksek miktarda testosteron aldı. Rajunov, daha erkeksi bir sese sahip olmaktan keyif aldı ancak sakallarının çıkmasından hoşlanmadı.

Rajunov'a göre her şey beklediğinden çok daha hızlı gelişti. "Bir süre durdum, istediğim kadar erkeksileştiğimi hissettim ve yeniden toparladım." diyor Rajunov. 2013'te ise kendisine uygun bir doz bulmasına yardım edecek yeni bir doktora geçiş yaptı. Rajunov, eğer kendisini rahatsız edecek erkeksilik seviyesine ulaşırsa durabileceğini ancak o noktaya gelmediğini söylüyor.

Tedavinin önündeki engeller

Ulusal LGBT Sağlık Eğitimi Merkezinden Dr. Alex Keuroghlian, tıp camiasında transseksüel ve ikili cinsiyet dışındaki bireylere yönelik anlayışın gelişmesine rağmen çoğu hekimin hâlâ nasıl bir tedavi uygulayacağını bilmediğini vurguluyor.

İkili cinsiyet dışındaki bireylerin en büyük problemi, mevcut sigorta şirketlerinin ya da doktorların cinsiyet anlayışına uymuyor olmaları. Kadın ya da erkek olma isteklerini net bir şekilde ortaya koymayan bu bireyler için tedaviyi reddeden doktorlar hâlâ var.

Rivas için en ciddi engel Los Angeles LGBT Merkezi listesinde uzun süre beklemesi oldu. Sadece bir randevu için başvuran Rivas, 5 hafta sıra beklemek zorunda kaldı.

Rivas, randevu öncesi çok gergin olduğunu ifade ediyor. Ancak doktoru düşük dozda hormon tedavisiyle tanışıktı ve olası yan etkiler ile riskleri uygun bir dille anlattı. Rivas doktor randevusundan ayrılırken küçük bir tüp testosteronu cildine direkt olarak sürebileceği merhem olarak aldı. O dönem maddi imkanları elvermeyen Rivas, merkezde var olan indirim programından yararlanabildi.

Rivas zamanla yavaşça 'erkeksileşecek' ve bu onu heyecanlandırıyor: "İçimle dışımın aynı hizaya gelmesinin yollarını arıyorum. Bu gerçekleştiğinde birçok şeyin anlam kazandığını hissedeceğimi düşünüyorum."