Son Dakika

Suriye sınırında yaşayan halk Barış Pınarı Harekatı ile ilgili ne düşünüyor?

Suriye sınırında yaşayan halk Barış Pınarı Harekatı ile ilgili ne düşünüyor?
Telif hakkı
Ismail Coskun (IHA), REUTERS
Metin boyutu Aa Aa

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'nin kuzeyinde YPG'nin öncülük ettiği Suriye Demokratik Güçleri'ne karşı başlattığı askeri operasyon üçüncü gününde devam ediyor.

Operasyon nedeniyle özellikle sınır bölgelerinde yaşayan halkta tedirginlik söz konusu. Önceki gün Suriye tarafından yapılan saldırı sonucu Şanlıurfa ve Mardin'de en az 7 sivil yaşamını yitirdi.

Güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı yerlerden Suruç'ta merkezi alanlarda haber amaçlı görüntü almaya ve röportaj yapmaya izin verilmiyor.

Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen akreditasyon kartı olmadan çekim yapılmasının yasak olduğunu belirten güvenlik güçleri, görüntü alınması ve fotoğraf çekilmesi durumunda gözaltı uygulaması yapmak zorunda kalacakları uyarısında bulunuyor.

Harekatın kısa süre içinde sonuçlanmasını temenni eden Suriye'nin sıfır noktasında yaşayan halka düşüncelerini sorduk.

HDP’li başkanın ve ilçe yönetimin basına konuşmasına yasak

Halkların Demokrasi Partisi (HDP) Suruç Belediye Eş Başkanı Mehmet Koşti, belediye hizmet binasındaki makam odasında görüntü kaydı yapmadan kısa süre görüşme talebimizi kabul ediyor.

Belediye başkanı ve çalışanları ile HDP ilçe yöneticilerine askeri operasyonlar nedeniyle basına demeç verilmemesi yönünde valilik talimatnamesini tebliğ edildiğini hatırlatan Eş Başkan Koşti, “Şuan ben ve hiçbir HDP yöneticisi basına demeç veremeyiz. Sınırımızda bir askeri operasyon var bu nedenle görüş açıklayamıyoruz ancak sokaklara bakın boşaldığını göreceksiniz, insanlar hastalarını dahi mecbur kalmadıkça hastanelere götüremiyor. Biz parti olarak her zaman barışçıl çözümlerin devreye konulmasını istiyoruz.” Diye konuşuyor.

"Halk konuşmaya korkuyor"

Suruç’un çarşı merkezinde kayıt almak mümkün değil, kenar mahallelilerinde cep telefonu kamerasıyla röportaj talebimiz çoğu kez geri çevriliyor ancak kayıt almamak şartıyla birkaç cümle konuşabileceklerini ifade ediyorlar. “Zindana girmek istemiyoruz, siz gittikten sonra gelip alınmaktan korkuyoruz” cümlesini sıkça duymak zorunda kalıyoruz.

İkna edip konuşanların bir kısmı, askeri operasyonun Suriyelilerin ülkelerine dönmeleri ve bölgede barışın sağlanması için yapılması gerektiğini savunurken; diğer kısmı savaşın çözüm olmadığını bölgedeki ayrışmanın ve huzursuzluğun artacağını dile getiriyor.

"Savaş çözüm değil, insanlar haklarını siyasi yollardan arasın"

Savaşın çözüm olmadığını belirten Esnaf Ali Soydemir, “İnsanların ölmesi iyi değil, insanlar bir sefer dünyaya gelir. 40 yıldır aynı sorunu yaşıyoruz. Bu iş bitsin insanlar haklarını siyasi yollardan arasın çok güzel bir şey bu, ölümler olmasın.” diyor.

Konfeksiyon dükkânı işleten Kasım Harman “İnşallah bu savaş biran önce biter, barış olur, Suriyeliler memleketlerine döner. Cumhurbaşkanımızın sayesinde barış sağlanır biz biran önce bunu istiyoruz.” İfadesini kullanıyor.

"Savaş korkusuyla ne satış var ne alış"

Savaş söylentilerinin başladığı günden beri işlerinin oldukça azaldığını anlatan Tablacı Durmuş Doğan Demir de şunları söylüyor:

“Ne satış var ne iş var herkes perişan olmuş, Sabahtan beri ne yüklemişsem hala öyle, olduğu gibi duruyor. Kimse piyasada yok. Savaş korkusu nedeniyle kimse ne satış yapıyor, ne alışveriş yapıyor. Herkes kaçmak derdindedir. Biz de ekmeğimizin derdindeyiz.”

Savaşın iyisinin kötüsünün olmadığını ancak Türkiye’nin bu savaşa mecbur kaldığını savunan Emekli memur Adnan Amaç ise, savaşın “Gönül ister ki bu tür şeyler olmasın, daha güzel olsun kardeşlik barış olsun. Çevremizdeki ülkeleri görüyoruz biz de onlara benzemek istemiyoruz.” diye konuşuyor.

Ekonomik sorunların savaştan daha öncelikli olduğunu kaydeden Çiftçi Ömer Sarıklı, “Savaş başladığı zaman önce fakirleri vurur. Müslümanlar hep birbirlerini idare etse bu daha iyidir. Ekmek yok, çocuklarımız işsiz ve aç. Devleti büyüklerimiz önce bunu düşünmeli.” diyor.

"Suriyeliler ülkelerine dönecekse bu operasyon olmalı"

Türk askerinin Suriye operasyonunu desteklediğini söyleyen Halide Doğan şu ifadeleri kullanıyor:

“Suriye savaşı başladığı günden beri halklarımız birlik içerisinde. Bu operasyonun faydalı olduğuna inanıyorum. Bir kere Suriyelilerin toprakları açılmış olacak, İnsanlar ülkelerine dönecek. Türkiye ve Suriye açısından iyi olacağını düşünüyorum. Bunu başaracağımıza inanıyorum Allah askerimize zeval vermesin.”

Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin ülkelerine dönmesini sağlayacağı için askeri operasyonun faydalı olduğunu savunan Halil İbrahim Taşbilek de, “Bu operasyon tabi ki faydalı olur. Türkiye Suriyeliler için savaşa giriyor. Onların ülkelerine dönmesi durumunda biz de rahat ederiz Suriyelilerde rahat eder.” İfadelerini kullanıyor.

"Savaş hiçbir şeyi değiştirmeyecek"

Pazarcı esnaflarından Ahmet Ali Demir, “Savaş ölüm demektir, Asker ölüyor, siviller ölüyor ne diyeyim. Ben bu operasyonu destekliyorum, desteklemez olur muyum, biz de Türkiye vatandaşıyız. Allah kimsenin canını yakmasın.” diye konuşuyor.

Savaşa karşı olduğunu dile getiren fırıncı esnafı Hasan İşler, “Biz savaş istemiyoruz, Suriyelilerin ülkelerine gitmesi iyi olur. Ülke ekonomisi, maddi durumumuz, can kaybı olacak. Allah halka yardım etsin ne diyeyim? Türkiye neden savaşa giriyor ki? Savaş hiç bir şeyi değiştirmeyecek.” diyor.

Mehmet Tunç ise “Burada bir katliam oluyor, bir zulüm oluyor. Buna son verilmesini istiyorum. Savaş sivil halka zarar veriyor başka bilgim yok ifadesini kullanırken Öğrenci Fatma Hürü Topal ise, “Bence Erdoğan en doğru kararı verdi, Mehmetçiğimize de Allah sabır versin, Umarım bir Mehmetçiğimizin burnu kanamadan bu iş biter.” diye konuşuyor.

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.