Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Canlı Blog. Draghi'den AB liderlerine reformlar için 'iki vitesli Avrupa' çağrısı

AB zirvesinde AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, İtalya'nın eski Başbakanı Mario Draghi ile birlikte görülüyor, 12 Şubat 2026
AB zirvesinde AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, İtalya'nın eski Başbakanı Mario Draghi ile birlikte görülüyor, 12 Şubat 2026 ©  AP Photo
© AP Photo
By Euronews
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button
Bağlantıyı kopyala Copy to clipboard Bağlantı kopyalandı!

İtalya'nın eski Başbakanı Mario Draghi, AB liderlerine reformları hızlandırmak için istekli ülkelerle "iki vitesli Avrupa" modeline geçilmesi önerisinde bulundu. Zirvede ABD ve Çin rekabetine karşı ekonomik canlanma yolları aranıyor.

Perşembe günkü zirve, Avrupa Birliği'nin 27 liderini Belçika'nın doğusundaki Alden Biesen kalesinde bir araya getirdi.

REKLAM
REKLAM

Liderler, bloğun yavaşlayan ekonomisini canlandırmak, düzenlemeleri hafifletmek ve ABD ile Çin’den gelen rekabet karşısında daha fazla yatırım çekebilmek için yeni yollar aramak amacıyla gün boyu süren bir çalışma toplantısında bir araya geldi.

AB’den bir yetkilinin aktarımına göre, rekabetçilik konusunda etkili bir rapor hazırlayan İtalya'nın eski Başbakanı Mario Draghi, liderlere daha hızlı ilerleyebilmek için istekli ülkelerin daha küçük gruplar halinde hareket etmesine imkan tanıyan “güçlendirilmiş iş birliği” yöntemini değerlendirmeleri çağrısında bulundu.

Güçlendirilmiş iş birliği son olarak Aralık 2025'te, Macaristan, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti'nin katılımı olmadan Ukrayna'ya verilen 90 milyon euroluk kredide görülmüştü.

Hafta başında Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, siyasi tıkanıklığı aşmak için “iki vitesli Avrupa” seçeneğine açık olduklarını ifade etti. Almanya, Fransa, İspanya, Belçika, Danimarka ve İrlanda da bu yaklaşıma destek verdiklerini açıkladı.

Güncellemeler için blogumuzu takip edin.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, AB liderler zirvesinden herhangi bir açıklama yapmadan ayrıldı.

Paylaş

Belçika federal polisi Avrupa Komisyonu ofislerine baskın düzenledi

Belçika federal polisi, 2024 yılında Avrupa Komisyonu’na ait gayrimenkullerin Belçika hükümetinin yatırım kolu olan Federal Katılım ve Yatırım Şirketi’ne satışıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında perşembe günü Avrupa Komisyonu’na ait bazı binalara baskın düzenledi.

Soruşturmanın merkezinde, toplam değerinin yaklaşık 900 milyon euro olduğu bildirilen 23 Komisyon binasının satın alınması yer alıyor.

Satış işlemi, bütçe ve idareden sorumlu Avrupa Komiseri Johannes Hahn’ın görevde olduğu bir önceki dönemde gerçekleşmişti.

Paylaş

AB zirvesi sona erdi

Gayriresmi AB zirvesi sona erdi.

Ursula von der Leyen ve Antonio Costa’nın katılacağı basın toplantısı birkaç dakika içinde başlayacak.

Paylaş

Fransa, Çin mallarına geniş kapsamlı gümrük vergileri öneriyor

AB liderleri perşembe günü Çin’e yönelik ticaret tutumunu tartışırken, Fransa Çin ithalatına kapsamlı gümrük

vergileri getirilmesi için ortaklarla görüşmeler başlatılması yönünde bastırıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Alden Biesen’deki gayriresmi toplantı öncesinde çarşamba günü Anvers’te AB sanayi liderlerine yaptığı konuşmada, “Birlikte etkili olamazsak, bazı sektörlerde genel gümrük vergisi önlemleri almak zorunda kalabiliriz,” dedi.

Fransız yetkililer, muhataplarıyla yaptıkları görüşmelerde de daha sert bir yanıt verilmesi gerektiğini savunuyor.

Buna gerekçe olarak ise Pekin’in, ihracata dayalı ekonomik modelini iç tüketimi güçlendirerek dengelemek yerine, yüksek sübvansiyonlu ürünleri yoğun şekilde ihraç etmeyi sürdürmesini gösteriyorlar.

AB, 2024 yılında Çin menşeli elektrikli araçlara gümrük vergisi uygulamaya başlamış, bunun üzerine Pekin de domuz eti ve süt ürünlerine misilleme vergileri getirmişti.

Brüksel ayrıca Çin’deki aşırı üretim kapasitesine karşı koymak amacıyla belirli kotaların üzerindeki çelik ürünlerinde vergileri iki katına çıkarma kararı almıştı.

Bununla birlikte güçlü bir savunmacı ticaret stratejisinin hayata geçirilmesi, Asya deviyle ekonomik ilişkilerini riske atmak istemeyen bazı üye ülkeler tarafından temkinli karşılanıyor.

Paylaş

Avrupa Komisyonu, “Avrupa tercihi” kavramına daha esnek bir yorum getirmeye hazırlanıyor ve bu tutumuyla Paris’ten ziyade Berlin’in çizgisine daha yakın duruyor.

Euronews’ün ulaştığı ve 25 Şubat’ta yayımlanması beklenen Sanayi Hızlandırma Yasası taslağında Komisyon, Almanya’nın “Avrupa Malı” yaklaşımını benzer görüşteki ticaret ortaklarına açma yönündeki talebine daha yakın, geniş bir tanımı tercih ediyor.

Teklife göre Avrupa tercihi, kamu ihalelerinde yerel içerik barındıran ürünleri kayıracak ve fiilen AB dışındaki ülkeleri dışarıda bırakacak.

Ancak bir istisna bulunuyor: Taslak metne göre bazı yabancı ülkeler “güvenilir ortak” olarak kabul edilirse, bu ülkelerden gelen içerikler Avrupa’da üretilmiş ürünlerle eşdeğer sayılabilecek.

Bunun için söz konusu ülkelerin kendi kamu alım piyasalarında karşılıklılık esasını uygulaması ve “Birliğin rekabet gücü, dayanıklılığı ve ekonomik güvenliği hedeflerine” katkı sağlaması gerekiyor.

Fransa, Avrupa tercihinin yalnızca Avrupa Ekonomik Alanı ülkeleri ve sıkı karşılıklılık uygulayan devletlerle sınırlı kalmasını istiyor.

Paylaş

Enrico Letta, AB liderlerine hitabını tamamladı

Tek Pazar’ın durumu hakkında bir rapor hazırlayan İtalya'nın eski Başbakanı Enrico Letta, AB liderlerine yaptığı konuşmanın ardından salondan ayrıldı.

Bu oturum, günün erken saatlerinde Mario Draghi ile yapılan görüşmeden ayrı olarak gerçekleştirildi. Draghi ise saatler önce mekandan ayrılmıştı.

Ne Letta ne de Draghi, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden seçilmesinden önce yayımlanan ve bu nedenle farklı bir dönemi yansıtan sıkça atıf yapılan raporlarını yeniden sunmaları için davet edildi.

Katılımlarının amacı, tartışmaları canlandırmak ve yeni fikirlerin ortaya çıkmasını sağlamaktı.

Paylaş

Diplomatik kaynaklara göre İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, zirve öncesinde perşembe sabahı düzenlenen koordinasyon toplantısına davet edilmemesi konusunda İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile herhangi bir meseleyi gündeme getirmedi.

Zirve öncesi toplantıya İtalya, Almanya ve Belçika liderleri ev sahipliği yapmış, çok sayıda başbakan da katılmıştı.

Sanchez toplantıda yer almadı.

Günün erken saatlerinde ise İspanyol hükümetine yakın kaynaklar, Meloni öncülüğündeki bu toplantının AB dayanışmasını zayıflattığını ve ortak çözümleri uzaklaştırdığını savunarak rahatsızlıklarını dile getirmişti.

Paylaş

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, ülkesinin Almanya ve Belçika ile birlikte öncülük ettiği ve rekabet gücüne odaklanan yeni grubun çalışmalarını mart ayındaki Avrupa Konseyi toplantısı öncesinde de sürdüreceğini açıkladı.

Günün erken saatlerinde İspanyol hükümetine yakın kaynaklar, bu yapının AB dayanışmasını zayıflattığını belirterek eleştiride bulunmuştu.

Meloni, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Görüşmeler; İtalya, Almanya ve Belçika tarafından hazırlanan yol haritasında yer alan üç önceliğe odaklandı: Tek Pazar’ın tamamlanması, düzenlemelerin sadeleştirilmesi ve enerji fiyatlarının düşürülmesi ile iddialı ve pragmatik bir ticaret politikası,” ifadelerini kullandı.

“Rekabetçilik başlıklarına yüksek düzeyde odaklanmayı sürdürmek ve somut hedeflerle net takvimlerin belirlenmesine katkı sağlamak için mart ayındaki AB Konseyi marjında yeniden bir araya gelme konusunda mutabık kaldık,” dedi.

Perşembe sabahı düzenlenen söz konusu toplantıya İtalya, Almanya ve Belçika’nın yanı sıra Avusturya, Bulgaristan, Güney Kıbrıs, Hırvatistan, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Yunanistan, Lüksemburg, Hollanda, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Slovakya, İsveç ve Macaristan liderleri ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de katıldı.

Paylaş

İtalya’nın zirve öncesi toplantısı İspanya’da rahatsızlık yarattı

İspanya, bugünkü AB zirvesi kapsamında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni tarafından düzenlenen toplantıya tepki göstererek bunun AB içindeki dayanışmayı zayıflattığını savundu.

İspanyol hükümetine yakın kaynaklar, Madrid’in İtalya ile temasa geçtiğini ancak davet talep etmek için değil, bu tür girişimlerin birliğin temel ilkelerini aşındırdığı ve çözümleri yakınlaştırmak yerine daha da uzaklaştırdığı görüşünü iletmek amacıyla görüşme yaptığını belirtiyor.

İtalya, Almanya ve Belçika liderlerinin ev sahipliğinde düzenlenen zirve öncesi toplantı, Avrupa’nın rekabet gücüne odaklanacak gayriresmî bir çalışma grubunun başlangıcı olarak sunulmuştu.

Toplantıya Avusturya, Bulgaristan, Güney Kıbrıs, Hırvatistan, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Yunanistan, Lüksemburg, Hollanda, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Slovakya, İsveç ve Macaristan’ın yanı sıra Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de katıldı.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise toplantıda yer almadı.

Paylaş

Kristersson: "Yapılabilecek işleri konuşmalıyız"

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Çok uzun vadeli konuları konuşma eğilimi var, oysa kolayca yapılabilecek işleri konuşmalıyız” dedi.

Kristersson, AB’nin bürokratik basitleştirme çabalarını ve daha fazla ticaret anlaşması imzalanmasını desteklediğini, ayrıca “Avrupa’ya hemen ekonomik katkı sağlayacak şeyleri” önemsediğini söyledi.

Kristersson, Mercosur ve Hindistan ile yapılan ticaret anlaşmalarını memnuniyetle karşılarken, daha güçlü ticari ortaklıklar çağrısında bulundu.

Paylaş

Avusturya Şansölyesi’nin AB’nin geleceğini şekillendirecek 5 maddelik planı

Avusturya Şansölyesi Christian Stocker, Avrupa’da rekabetçiliğin artması için 5 maddelik bir plan sundu.

Euronews'ün gördüğü bu belge, AB’nin ele alması gereken beş temel maddeye odaklanıyor:

  1. Enerji fiyatları ve piyasa tasarımı: AB, rekabetçilikte ciddi ise, işe enerji fiyatlarından başlamalıdır. Doğal gaz ve elektrik fiyatlarının ayrıştırılması, ücretsiz sertifikaların uzatılması ve Yeşil Anlaşma’nın ayarlanması gerekmektedir.
  2. Öncelik Avrupa: Kritik altyapı projeleri veya Ukrayna’nın yeniden inşası gibi yaklaşan büyük projeler ve ihaleler özellikle Avrupa ekonomisine fayda sağlamalıdır.
  3. Adil rekabet: Küçük pazarlarda fiyat ayrımcılığına karşı. Avusturya’daki tüketicilerin aynı ürün için büyük komşu ülkelerdeki insanlardan daha fazla ödemesi kesinlikle kabul edilemez.
  4. İç pazarın ve sermaye piyasaları birliğinin derinleştirilmesi: 450 milyon tüketici ile AB, dünyanın en büyük ve en güçlü pazarlarından biridir. Ancak burada hala engelleri kaldırarak ve sınır ötesi sorunları çözerek değerlendirilebilecek büyük bir potansiyel vardır. Bürokratik engeller hala fiilen gümrük engelleri gibi işlemektedir. Her yıl yaklaşık 300 milyar euro AB dışına çıkıyor. Avrupa’daki parayı Avrupa’da tutmak ve yerli şirketlere ve yeniliğe yatırmak için sermaye piyasaları birliği daha da genişletilmelidir.
  5. Adil ticaret politikası: Bu değişen dünyada AB olarak yeni ortaklar bulmalı ve tabanımızı genişletmeliyiz. Hindistan, Avustralya, BAE, ASEAN gibi iddialı serbest ticaret anlaşmaları, AB’nin küresel sahnede güçlü ve dayanıklı bir aktör olabilmesi için kilit önemdedir. Ayrıca, haksız piyasa uygulamalarına ve üçüncü ülkelerin müdahalelerine karşı ortak AB koruma mekanizmaları da genişletilmelidir. Sadece birlikte hareket ederek Avrupa’daki çıkarlarımızı koruyabiliriz.
Paylaş

Draghi'den "iki vitesli Avrupa" fikrine destek

İtalya’nın eski başbakanı Mario Draghi, AB liderlerini ekonomiyi canlandırmak için en acil alanlarda “daha hızlı ilerlemek” amacıyla "iki vitesli Avrupa" olasılığını araştırmaya çağırdı.

İsmini saklı tutan bir yetkilinin aktarımına göre, Draghi’nin gayriresmi zirvede yaptığı sunumun “rekabet raporunu yayınladığı zamandan bu yana ekonomik tablonun kötüleştiğini ve o dönemde gündeme getirdiği tüm konuların acilen ele alınması gerektiğini vurguladığını” belirtti.

Konuşmasında, tek pazara yönelik engellerin kaldırılması, özel tasarrufların harekete geçirilmesi, enerji fiyatlarının düşürülmesi ve kamu ihalelerinde “hedefe yönelik” Avrupa önceliğinin oluşturulması ihtiyacına odaklandı.

Draghi, tıkanıklığı aşmak ve sonuç elde etmek için, daha küçük bir üye devlet grubunun ayrı girişimler başlatmasına olanak tanıyan güçlendirilmiş iş birliği olasılığını gündeme getirdi.

Güçlendirilmiş iş birliği, aralık ayında Macaristan, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nin katılımı olmadan Ukrayna’ya 90 milyar euro kredi vermek için kullanılmıştı ve bu araç ilk kez dış politika alanında uygulanmıştı.

Paylaş

Liderler AB’nin ticaret çeşitliliğini tartışacak

AB liderleri, bugün yapacakları görüşmelerde, Çin ve ABD ile artan jeo-ekonomik gerilimler karşısında ticaretin nasıl çeşitlendirileceğini ele alacak.

Ticaret anlaşmaları, Komisyon’un stratejisinin merkezinde yer alıyor ve Brüksel, dünya genelindeki ortaklarla müzakereleri hızlandırıyor. ABD, AB ihracatının yüzde 20,6’sını, Çin ise yüzde 8,3’ünü oluşturuyor; yani gönderilen malların yüzde 70’inden fazlası başka ülkelere gidiyor.

Komisyon, bunu Washington ve Pekin’e olan bağımlılığı azaltmak için bir fırsat olarak görüyor.

Brüksel, kısa süre önce Hindistan ve Mercosur bloğu ile serbest ticaret anlaşmaları imzaladı ve Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri ve ASEAN ülkeleriyle görüşmeleri tamamlamayı hedefliyor.

AB Ticaret Komiseri Maros Sefcovic, perşembe günü Avustralya Ticaret Bakanı Don Farrell ile görüşecek.

Tarım hala en kritik konu olmaya devam ediyor. Ocak ayında imzalanan Mercosur anlaşması için büyük bir engel olan tarım sektörü, Avustralya ile de sürtüşme kaynağı; Avustralya, AB’nin şu anda izin verdiğinden daha fazla sığır ve kuzu eti ihracatına erişim talep ediyor.

Almanya ve İtalya, zirvenin sonuçlarını şekillendirmek için iddialı bir ticaret gündemi talep ediyor. Kuzey ve Baltık ülkeleri ile Hollanda, Mercosur anlaşmasının hızla uygulanmasını istiyor.

Buna karşın Fransa, çiftçilerini güçlü bir şekilde savunuyor ve tarım pazarını yabancı rakiplere açma konusunda isteksiz kalıyor.

Paylaş

Slovenya Başbakanı'ndan "Avrupa Malı" yaklaşımına destek

Slovenya Başbakanı Robert Golob, Fransa’nın savunduğu ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in desteklediği "Avrupa tercihini" hayata geçirmek için “realizme ihtiyaç olduğunu” söyledi.

Sloven Başbakan, “Avrupa Malı” ilkesinin, “daha hızlı ilerlemek isteyen” AB ülkeleri tarafından geliştirildiğini ve Slovenya’nın da “bu öneriye yatkın olduğunu” belirtti.

Golob, “Bazı ülkelerin bizi yavaşlatmak için engel koymasına gerek yok” dedi.

Paylaş

Metsola: "Dev adımlar atmalıyız"

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, liderler toplantısında yaptığı konuşmada, “Dev adımlar atmamız gereken yerde küçük adımlar yeterli olmaz. Parça parça geçici çözümler yerine, gerçek fark yaratacak adımlar atmalıyız,” dedi.

İtalya'nın eski Başbakanı Enrico Letta’nın önerdiği Avrupa şirketleri için 28. rejimi desteklediğini söyleyen Metsola, bunun yeterli olmadığını belirtti.

“Artık Tasarruf ve Yatırım Birliği’ni yıl sonuna kadar tamamlamamız gerekiyor. Bu, sanayimizin ihtiyacı olan mesaj ve Avrupa’nın dünyaya vermesi gereken mesajdır,” dedi.

Metsola, konuşmasında AB için dört önceliğe vurgu yaptı: Tek Pazar’ın tamamlanması, düzenlemelerin sadeleştirilmesi, yatırım ve ticaret.

Her bir konuda Parlamento’daki dosyaların durumunu anlattı ve “Parlamento, çalışmalarına devam edecek,” dedi.

“Mümkün olduğunda Avrupa’dan almalıyız. Ama mümkün değilse, kendi kaynaklarına bağımlı olma yanılsamasıyla dış kaynaklara bağımlı sanayimizi feda etmemeliyiz” ifadelerini kullandı.

Paylaş

Merz: “Almanya ve Fransa rekabetçilikte uyumlu”

Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, bugün resmi bir karar beklenmese de, AB liderlerinin rekabetçilik ve Avrupa pazarının tamamlanması konusunda örtülü bir anlaşmaya sahip olduğunu söyledi.

“Bu Avrupa Birliği’ni daha hızlı yapmak, daha iyi yapmak ve her şeyden önce Avrupa’da rekabetçi bir sanayiye sahip olmayı sağlamak istiyoruz,” dedi.

Merz, eski başbakanlar Enrico Letta ve Mario Draghi’nin katılımının, rekabet ve Avrupa pazarı konularının tartışılmasında çok önemli olacağını belirtti.

“Emmanuel Macron ile her zaman olduğu gibi bu konularda aynı fikirde olmamdan mutluyum,” diyerek, iki liderin AB’nin geleceği konusundaki temel farklılık iddialarını yalanladı.

Merz, “Bugün bir karar vermeden ilerleme kaydedeceğimizi düşünüyorum, ancak dört hafta içinde alınacak kararlar için hazırlık yapıyoruz,” ifadelerini kullandı ve gelecek ayki resmi Konsey Zirvesi’ne atıfta bulundu.

Paylaş

Draghi’den AB’ye çözüm: “Pragmatik federalizm”

İtalya'nın eski Başbakanı Mario Draghi, “pragmatik federalizm” fikrini 2 Şubat’ta Belçika’daki KU Leuven Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada açıkladı.

Draghi, mevcut jeopolitik koşullar göz önüne alındığında, Avrupa Birliği’nin “gerçek bir federasyon” hâline gelmesi gerektiğine inanıyor. Aksi takdirde gerileme riski artıyor.

“Güç, Avrupa’nın konfederasyondan federasyona geçmesini gerektiriyor,” dedi. Mevcut AB kurumsal yapısının güç üretemediğini vurguladı:

“Pozisyonları koordine eden bir grup devlet, hala bir grup devlettir — her biri veto hakkına sahip, her biri ayrı hesap yapıyor ve her biri teker teker devre dışı bırakılmaya açık.”

Ancak AB devletlerini bir federasyon haline getirmek, AB anlaşmalarının değiştirilmesini gerektirir ve bunun için oy birliği gerekir ki günümüzde bu neredeyse imkansız.

Draghi, bu tıkanıklığı kırmak için “pragmatik federalizm” adını verdiği farklı bir yaklaşım öneriyor: İlerleme kaydedilebilecek alanlarda, isteyen bazı ülkeler bir araya gelebilir.

“Üye devletler katılmayı seçer. Kapı diğerlerine de açık kalır, ancak ortak amacı baltalayacak olanlara değil,” dedi.

Draghi, euronun benimsenmesini bu dinamiğin “en başarılı örneği” olarak gösterdi:

“Katılmayı isteyenler ilerledi, gerçek yetkiye sahip ortak kurumlar kurdu ve bu paylaşılan bağlılık sayesinde, herhangi bir anlaşmanın öngörebileceğinden daha derin bir dayanışma oluşturuldu. O günden sonra, dokuz ülke daha katılmayı seçti.”

Draghi, tüm ülkelerin enerji, teknoloji, savunma veya dış politika gibi alanlarda her girişime baştan katılmayacağını kabul ediyor.

Ancak AB’yi şimdiye kadar felç eden eski bölünmelerin, ortak bir tehdit karşısında geride kaldığını da düşünüyor.

Ona göre, Avrupa federasyonu inşa edilmeden AB ülkeleri hala kırılgan kalacak ve gerilemeye mahkûm olacak.

Paylaş

'Draghi oturumu' sona erdi, liderler yemeğe geçti

İtalya’nın eski başbakanı Mario Draghi ile yapılan ve rekabetçilik üzerine büyük etkisi olan raporun tartışıldığı sabah oturumu sona erdi.

Oturumda, Avrupa Birliği’nin büyüme ve refahı üzerinde baskı oluşturan küresel güçler ve jeo-ekonomi konuları ele alındı.

AB liderleri şimdi yemeğe geçti.

Paylaş

Hristodulidis: “AB’nin en önemli zirvelerinden biri”

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, gazetecilere yaptığı açıklamada, bugünkü zirveyi Avrupa Birliği’nin "en önemli zirvelerinden" biri olarak değerlendirdi ve toplantının geçen yıl savunma ve güvenliği tartışmak için düzenlenen AB zirvesine benzer olduğunu söyledi.

Hristodulidis, “Umarım bugün somut kararlar ve takvimler ortaya çıkar. Böylece hepimizin hemfikir olduğu AB’nin rekabet gücünü güçlendirebiliriz,” dedi.

Şu anda AB Dönem Başkanlığı’nı yürüten Güney Kıbrıs, Avrupa’nın özerkliğini güçlendirmenin temel önceliklerden biri olduğunu net biçimde ortaya koydu.

Hristodulidis, “Avrupa Birliği’nin stratejik özerkliğinden söz edemeyiz, eğer rekabetçilik konusunda güçlü değilsek” ifadelerini kullandı.

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile de görüşeceğini ve Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi konusundaki umut ve beklentileri güçlendirmeyi amaçladığını açıkladı.

Hristodulidis ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın tartışmalı Barış Kurulu’na katılım daveti konusunda Miçotakis ile “ortak bir yaklaşım” geliştirmek üzere görüşmeler yapacağını söyledi.

“Akdeniz ülkeleri ile bir araya gelip katılım düzeyi konusunda ortak bir yaklaşım belirleyeceğiz. Her zaman doğal gaz ile ilgili konuları konuşuyoruz” dedi.

Paylaş

Danimarka Başbakanı: "İki vitesli Avrupa gerekli"

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, bir gazetecinin sorusuna yanıt olarak, iki vitesli Avrupa’nın doğru yol olduğunu söyledi.

Frederiksen, “Bunu beş ya da 10 yıl önce sorsaydınız 'hayır' derdim. Ama bugün soruyorsunuz, o zaman evet derim,” dedi.

“Bazıları Avrupa’nın Avrupa için doğru olanı yapmasını engelleyebilir ve bence Rusya yanlısı ve gerçekte Avrupa karşıtı hükümetler göreceğiz,” diyen Frederiksen, “Bir ya da iki ülke yüzünden Avrupa için gerekli olanı yapmamamız kabul edilemez,” ifadelerini kullandı.

Frederiksen’in açıklamaları, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in iki vitesli Avrupa önerilerini yansıtıyor.

Zirve öncesi dağıtılan bir mektupta von der Leyen, üye devletlerin ekonomik konularda harekete geçmeye hazır olmaları halinde, AB düzeyinde uzlaşma sağlanamazsa daha küçük gruplar halinde ilerleyebileceğini önermişti.

Paylaş

Şansölye Stocker: “Enerji maliyetleri düşmeli”

Avusturya Şansölyesi Christian Stocker, “Öncelik benim için çok net: Enerji maliyetleri düşmeli,” diyerek bunu “kritik bir mesele” olarak nitelendirdi.

Stocker ayrıca, Avrupa Komisyonu’nun yaz aylarına kadar Avrupa Emisyon Ticaret Sistemi’ni (ETS) gözden geçirmeye hazırlandığı bir dönemde, AB’nin karbon piyasasındaki ücretsiz tahsislerin uzatılmasına sıcak baktığını söyledi. Bu konu halihazırda yoğun biçimde tartışılıyor.

Stocker, adil ve serbest ticaretin de Avrupa Birliği için temel öncelikler arasında yer alması gerektiğini belirtti.

“Bu; adil ticaret ve serbest ticaret, Hindistan ve Endonezya ile olduğu kadar Birleşik Arap Emirlikleri ile de yeni anlaşmalar anlamına geliyor,” dedi.

Şansölye, bugünkü gayriresmi toplantının mart ayında yapılacak resmi Konsey toplantısı için “somut kararların” hazırlanmasına yardımcı olacağını da ifade etti.

Paylaş

Giorgia Meloni: “Bugün Avrupa’da bir Alman-İtalyan motoru var”

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, şu anda ivmeyi Alman-İtalyan “motorunun” sürüklediğini kabul etti.

Meloni, bugünkü gayriresmi zirve öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Almanya Başbakanı [Friedrich] Merz ile birçok konuda kesin bir yakınlaşma var. İkili iş birliğimizi güçlendiriyoruz ancak bu başkalarını dışladığımız anlamına gelmiyor,” dedi.

Meloni ile Merz deregülasyonu savunuyor ve liderler arasındaki müzakerelere yön verebilecek yeni bir eksen oluşturuyor gibi görünüyor.

Meloni, “Bu aşamada İtalya ile Almanya’nın ilişkilerinde ve pozisyonlarını koordine etme kapasitesinde bir canlanma var,” dedi.

“Şansölye’nin rolü çok olumluydu — gerçekten çok olumlu — ve Friedrich’e minnettarım çünkü birlikte çok iyi bir iş çıkarıyoruz,” ifadelerini kullandı.

İtalya Başbakanı ayrıca zirve öncesi yapılan ve liderler toplantısında tartışılmak üzere “somut fikirler” sunmayı amaçlayan yeni bir format olarak tanıttığı “koordinasyon toplantısındaki” görüşmeleri de değerlendirdi.

“Konseyin Komisyona net görevler vermesini ve Komisyonun bu yetkiyi bürokrasiyi azaltmak için kullanmasını istiyorum,” dedi.

Meloni, zirve öncesi toplantıda eurobondların gündeme gelmediğini ancak konunun zirvede açılmasını beklediğini söyledi.

“Bu, Avrupa’nın bir süredir tartıştığı büyük meselelerden biri ve bildiğiniz gibi bu konuda çok farklı görüşler var” diye konuştu.

Paylaş

Diplomatik kaynaklara göre İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Belçika Başbakanı Bart De Wever, liderler zirvesi başlamadan önce Avrupa’nın rekabet gücü konularına adanmış yeni bir gayriresmi çalışma grubunun ilk toplantısına ev sahipliği yaptı.

Toplantıya İtalya, Almanya, Belçika ve Avrupa Komisyonu’nun yanı sıra 16 ülke daha katıldı: Avusturya, Bulgaristan, Güney Kıbrıs, Hırvatistan, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Yunanistan, Lüksemburg, Hollanda, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Slovakya, İsveç ve Macaristan.

Liderlerin görüşmesi, İtalya, Almanya ve Belçika tarafından hazırlanan belgede yer alan üç öncelik üzerinde yoğunlaştı: Tek Pazar’ın tamamlanması; düzenlemelerin sadeleştirilmesi ve enerji fiyatlarının düşürülmesi ile “iddialı ve pragmatik” olarak tanımlanan AB ticaret politikası.

Tartışmalarda ayrıca Avrupa’nın sanayi tabanını yeniden canlandırmak için gerekli girişimler, emisyon vergilendirme mekanizmalarının (ETS ve CBAM) hızla gözden geçirilmesi ve AB Konseyi tarafından belirlenen siyasi önceliklerin hızlı ve eksiksiz biçimde hayata geçirilmesi ihtiyacı ele alındı.

Liderler, rekabetçiliğe güçlü bir odaklanmayı sürdürmek ve AB için somut hedefler ile net takvimler belirlemek amacıyla mart ayında yapılacak bir sonraki AB Konseyi toplantısı sırasında yeniden bir araya gelme konusunda mutabık kaldı.

Paylaş

Frieden: “İç pazarı derinleştirmeli ve özel sermayeyi artırmalıyız”

Lüksemburg Başbakanı Luc Frieden, AB hükümetlerinin “iç pazarı derinleştirme” konusunda izlenecek yol üzerinde uzlaşmasının önemli olduğunu söyledi.

Frieden, “İç pazarımız var ama küçük ve orta ölçekli şirketlerin sınır ötesi yatırım yapması hala çok zor,” dedi.

Ayrıca Avrupa’daki yatırımlarda kamu kaynaklarının yanı sıra özel sermayenin de daha hızlı devreye alınması gerektiğini belirtti.

“Bunlar hedeflerimiz ve yöntemi geliştirmemiz gerekiyor. Sadece konuşamayız, harekete de geçmeliyiz. Daha hızlı hareket etmeliyiz,” diyen Frieden, “Hedefler ve tarihler koymalıyız: Beş ayda şurada olacağız, 10 ayda burada olacağız. Bugün Konsey’e getirmek istediğim yaklaşım bu” ifadelerini kullandı.

Paylaş

Macron: “Hızlı hareket etmemiz gerekiyor”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa’nın rekabetçilik konusunda “gerçekten hızlı hareket etmesi” ve haziran ayındaki AB Konseyi toplantısında sunulmak üzere “somut kararlar” alması çağrısında bulundu.

Macron, “Avrupa Malı” ve iki vitesli Avrupa planları da dâhil olmak üzere başlıca önceliklerini yineledi.

Gazetecilere konuşan Macron, önceliğin “üzerinde anlaştığımız her şeyi hayata geçirmek” ve düzenlemelerin sadeleştirilmesi, tek pazarın genişletilmesi ile enerji maliyetleri konusunda “çok daha hızlı ilerlemek” olduğunu söyledi.

Bazı sektörlerin özellikle tehdit altında olduğunu belirten Macron, bu alanlarda “Avrupa tercihi”nin kritik öneme sahip olacağını ifade etti.

Paylaş

Frieden: "Şirketlere Avrupa'da üretim yapabilmeleri için fırsat tanımamız benim için çok önemli"

Lüksemburg Başbakanı Luc Frieden, bugünkü gayriresmi toplantının rekabetçilik kadar istihdamla da ilgili olduğunu söyledi.

Frieden, “Eğer Avrupa’da artık iş olmazsa sosyal modelimiz çöker. Bu nedenle Avrupa’da daha fazla üretim yapmamız ve şirketlere Avrupa’da üretim yapabilmeleri için fırsat tanımamız benim için çok önemli,” dedi.

Bu sözleriyle Fransa’nın desteklediği “Avrupa Malı” önerilerine yakın bir duruş sergiledi.

Şirketlerin idari yüklerle boğulmaya devam edemeyeceğini vurgulayan Frieden, "Bu yüzden sadeleştirmeliyiz, sadeleştirmeliyiz" dedi.

Paylaş

De Wever: Enerji maliyetleri ana öncelik

Belçika Başbakanı Bart De Wever, “Avrupa Malı” konsepti söz konusu olduğunda Fransa ile Almanya’nın farklı görüşlere sahip olduğunu kabul etti.

De Wever, “Avrupa pazarını koruma ihtiyacı konusunda herkes hemfikir,” dedi ve ekledi: “Bunu nasıl yapacağımız ise başka bir mesele.”

İki yaklaşımın uzlaştırılabileceği konusunda umutlu olduğunu da vurguladı.

Belçika Başbakanı ayrıca bugün için asıl endişenin enerji maliyetleri olduğunu belirterek, bunun Avrupa sanayisini “ölümcül bir tehlikeyle” karşı karşıya bıraktığını söyledi.

Avrupa’nın “rekabetçi olmadığını” ve petrokimya sanayisinin yanı sıra çelik ve metal sektörlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu uyaran De Wever, “Bunları kaybederseniz stratejik özerkliğiniz de kalmaz,” dedi.

De Wever ayrıca AB Komisyonu’nun rekabetçilik konusunda “her ay” öneriler sunmasını ve rekabetçiliğin her Konsey toplantısının gündeminde yer alması gerektiğini söyledi.

Paylaş

Draghi açıklama yapmadı

İtalya'nın eski Başbakanı Mario Draghi, Alden Biesen Şatosu’na varışında gazetecilere açıklama yapmaktan kaçındı.

Draghi, Enrico Letta ile birlikte bugünkü liderler toplantısının özel konukları arasında yer alıyor. Her iki isim de Avrupa ekonomisine ilişkin ayrı ayrı, oldukça etkili raporlar kaleme almıştı.

Paylaş

Macron ve Merz gayriresmi zirve öncesi bir araya geldi

Elysee Sarayı’nın aktarımına göre, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz, gayriresmi zirveye geçmeden önce ikili bir toplantı yaptı.

Toplantı öncesinde Almanya ile Fransa, Eurobondlardan “Avrupa Malı” politikasına kadar uzanan temel başlıklarda karşıt görüşler benimsemişti. İki lider ortak bir basın açıklaması da yaptı.

Paylaş

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola gazetecilere yaptığı açıklamada, “Avrupa’da tasarruf var. Sorun bunun eksikliği değil, ancak bunları büyümeye dönüştürecek yeterli aracımız yok” dedi.

Metsola, Avrupa’nın bunu inovasyon yoluyla başarabilmesi halinde şirketlerin büyüyebileceğini ve fiyatların düşürülebileceğini söyledi.

Avrupa Parlamentosu lideri, yeni Eurobarometre verilerine de atıfta bulunarak tüm ülkelerde vatandaşların en büyük endişesinin "hayat pahalılığı" ve "alım gücü" olduğunu belirtti.

“Bütün adımlarımızın buna da odaklanması gerekiyor. Bunu yapmazsak meşruiyetimizi ve güvenilirliğimizi kaybederiz. Bu nedenle Tasarruf ve Yatırım Birliği’ni tamamlamamız gerekiyor. Avrupa Parlamentosu da yasama açısından bu konuya güçlü biçimde odaklanmış durumda” dedi.

Paylaş

Metsola: "Her zaman entegrasyondan yana olduk"

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, daha ileri entegrasyon için “iki vitesli Avrupa” modelinin "izlenmesi gereken" yol olduğunu söyledi.

Metsola, bu yaklaşımın birliğe zarar vermeyeceğini; tam tersine ilerlemek için bir fırsat olduğunu söyledi.

Metsola, “Mart ayında, AB Konseyi’nde alınacak belirleyici kararlar için hazırlanırken başka bir seçeneğimiz olduğunu düşünmüyorum,” dedi.

“Ayrıca bazı ülkeler birlikte daha ileri gitmek isterse karar almaya da hazır olmalıyız” diye ekledi.

Paylaş

Orban: "Savaş, ekonomi için kötüdür"

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, liderlerin toplantısına varışında gazetecilere yaptığı açıklamada Avrupa ekonomisinin "durgunluk" içinde olduğunu belirterek bunu aşmak için “üç adımlı” bir çözüm önerdi.

Orbán, “Barışa ihtiyacımız var, çünkü savaş sırasında ekonomi kilitlenir ve büyüyemez. Savaş, ekonomi için kötüdür, bu yüzden mümkün olan en kısa sürede barışı sağlamalıyız,” dedi.

Çözümün bir parçasının da Ukrayna’nın Rus saldırılarına karşı kendini savunmasına verilen desteğin durdurulması olacağını ekleyen Orban, “Paranız varsa — ve AB’nin var — buna hala kendiniz ihtiyaç duyuyorsanız başka yerlere göndermemelisiniz. Örneğin Ukrayna’ya göndermeyin,” ifadelerini kullandı.

Orban ayrıca Avrupa için daha ucuz enerji sağlanmasına da odaklandı. “Şirketlerimiz için temel sorun enerji fiyatları. Bu yüzden düşürmemiz gerekiyor. Fiyatları indirmeliyiz,” dedi.

Orban’ın açıklamaları, Macaristan’ın nisan ayında yapılacak parlamento seçimleri öncesinde yoğun bir seçim kampanyası sürecine girdiği döneme denk geliyor. Hükümet, muhalefetteki Tisza Partisi tarafından baskı altında.

Hükümetin ana gündem başlıklarından biri ise Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne olası üyeliğine karşı çıkmak.

Budapeşte yönetimi bunun Avrupa’ya "istikrarsızlık" ve "ekonomik gerileme" getireceğini savunuyor.

Paylaş

Kallas 'Avrupa Malı' fikrine mesafeli

Fransa’nın savunduğu “Avrupa Malı” konseptini destekleyip desteklemeyeceği sorulan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, bu fikri reddederek "liberal" olduğunu ve böyle bir yaklaşımın "korumacılık" anlamına geleceğini söyledi.

Kallas, “Uzun vadede şirketlerimiz için en iyisinin serbestçe ihracat yapabilmeleri olduğunu düşünüyorum. Kendimizi güçlendirirsek ürünlerimiz de rekabetçi olur ve korumacılığa ihtiyaç duymayız,” dedi.

Ancak Kallas, “Bunu söylerken, Çin’den gelen ve şirketlerimize ciddi zarar veren ekonomik zorlayıcı uygulamalarla da mücadele etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Paylaş

Kallas: “Güçlüyüz ama daha güçlü olmamız gerekiyor”

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bugün rekabeti tartışacağız ve bu elbette her şeyin temeli” dedi.

Değişen jeopolitik tabloya dikkat çeken Kallas, “Jeopolitik bir güç olmak istiyorsanız ya güçlü bir ekonomik güç ya da güçlü bir askeri güç olmanız gerekir. Biz ekonomik olarak güçlüyüz ama daha güçlü olmamız gerektiği kesin,” ifadelerini kullandı.

Bunun gerçekleşmesi için AB liderlerinin “basitleştirme süreçleri üzerinde çalışması” gerektiğini söyleyen Kallas, “Şirketlerimiz için faydalı olan her şey üzerinde çalışmamız gerekiyor,” dedi.

Çarşamba günü yapılan savunma bakanları toplantısına da değinen Kallas, "savunma üretiminin artırılması" ile "parçalı sermaye piyasasının" başlıca engeller olarak öne çıktığını belirtti.

“Kesinlikle üzerinde çalışmamız gereken konular bunlar. Aynı zamanda ortaklıklar kurmamız ve ticaret portföyümüzü çeşitlendirmemiz de gerekiyor” diye ekledi.

Paylaş

Andrej Babis: “Enerji piyasasını birleştirmemiz gerekiyor”

Çek Cumhuriyeti Başbakanı Andrej Babis, Alden Biesen Şatosu’na varışında yaptığı açıklamada, üye ülkeler arasındaki enerji fiyatlarını uyumlu hale getirmek için AB’de "enerji piyasasının birleştirilmesi gerektiğini" vurguladı.

Babis, “Fransa’da enerji sübvanse ediliyor ve geçen yılın sonuna kadar 50 euro ödediler. Çek Cumhuriyeti'nde ise biz 110 euro ödüyoruz. Bu yüzden birleşik bir enerji piyasasına ihtiyacımız var. Tek çözüm bu,” dedi ve dün Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile akşam yemeği yediğini belirtti.

Gazetecilerin eurobondlarla ilgili sorusu üzerine ise Çekya Başbakanı, “Mesele eurobondlar değil, enerji maliyetleri” yanıtını verdi.

Paylaş

Letonya Başbakanı: "Şirketlerimize daha fazla özgürlük tanımamız gerektiğine inanıyorum"

Letonya Başbakanı Evika Siliņa, bugünkü gayriresmî toplantının Avrupa pazarı ve rekabet gücünü ele almak için iyi bir fırsat olduğunu söyledi.

Siliņa gazetecilere yaptığı açıklamada, “Şirketlerimize daha fazla özgürlük tanımamız gerektiğine inanıyorum. Üzerlerindeki bürokratik yükü azaltmalıyız çünkü şirketlerimizin teknolojilerini geliştirmesine ve girişimleriyle ilerlemesine izin vermeliyiz,” dedi.

Letonya Başbakanı, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile birlikte Avrupa Komisyonu’na hitaben kaleme alınan ve AB hükümetlerine bürokrasiyi hafifletme çağrısı yapan bir mektuba da imza attı.

“Mercosur ve Hindistan ile anlaşmalar imzalamamızın ardından küresel pazarlar ortadayken, dış ticarette nasıl ilerleyeceğimizi ve iç pazarın nasıl şekilleneceğini bugün mutlaka konuşmamız gerekiyor,” diyen Siliņa, daha fazla deregülasyona destek verdi.

Siliņa, “Şirketlerin Avrupa genelinde geçerli tek bir rejimle çalışabilmesi için bunun iyi bir fırsat olduğunu düşünüyorum ve ayrıntılarını gerçekten merak ediyorum. Muhtemelen şu soruları tartışmamız gerekecek: Sonraki adımlar ne olacak? Ortak vergiler mi olmalı, yoksa karar vermemiz gereken başka ortak başlıklar mı var?” dedi.

Letonyalı lider bunun Avrupa’nın daha dijital hale gelmesi için de “iyi bir fırsat” olduğunu belirterek, “Bir şirket bir ülkede kayıt yaptırdığında, 27 ülkenin tamamının bu iş modelini tanıması gerekir. Küresel pazarlarda nasıl rekabet edeceğimizi bulmak için bunun hepimiz adına iyi bir fırsat olduğunu düşünüyorum” dedi.

Paylaş

Gitanas Nauseda: “Avrupa’nın hala Rus enerjisini kullanması utanç verici"

Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, Alden Biesen Şatosu’na varışında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Ukrayna’daki savaşın başlamasının üzerinden dört yıl geçmişken hala Rus enerji kaynaklarına bağımlılığımızı konuşuyor olmamız ve Rus enerjisini ancak gelecek yıl tamamen bırakmaya hazır olmamız gerçekten utanç verici,” dedi.

Nauseda, “Ülkem bu bağımlılıkları azaltma konusunda oldukça iyi bir performans sergiliyor. Muhtemelen biliyorsunuzdur, Ukrayna’daki savaşın başlamasından sadece birkaç ay sonra Rus enerji kaynaklarını ilk bırakan ülke biz olduk,” ifadelerini kullandı.

Rekabet gücünü ve Avrupa ekonomisini artırmak için liderlerin AB’nin diğer ülkelerle serbest ticaret düzenlemelerini genişletmesini de görüşmesi gerektiğini belirten Nauseda, “Hindistan, Mercosur ve Endonezya konusunda çok iyi kararlar alındığını düşünüyorum. Şimdi ilerlememiz gerekiyor. Avustralya, Filipinler ve bölgedeki diğer ülkeler de bu listeye eklenebilir,” dedi.

“Bu, imkanlarımızı genişletir ve ihracat pazarlarımızı çeşitlendirir. Pazarı çeşitlendirmek, ekonomik durgunluk dönemlerini atlatmanın en iyi aracıdır” diye ekledi.

Paylaş

Micheal Martin: “Güçlendirilmiş iş birliğinin gerekliliğini görüyoruz”

İrlanda Başbakanı Micheal Martin, Alden Biesen Şatosu’na varışında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Geçen Noel döneminde Ukrayna kredisi konusunda bunun [güçlendirilmiş iş birliğinin] örneklerini gördük. Önerilerin Konsey’den geçirilmesi ve sonuç alınması açısından bunun gerekli olduğunu düşünüyoruz” dedi.

AB üyesi bazı ülkeler arasında güçlendirilmiş iş birliği fikri, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından gayriresmi zirve öncesinde liderlere gönderilen bir mektupla da teşvik ediliyor.

Martin, “Daha derin bir tasarruf ve yatırım birliği nihayetinde İrlanda’nın da yararına olur. Tek pazardan büyük fayda sağladık, bu nedenle güçlendirilmiş iş birliğine karşı değiliz,” dedi.

İrlanda’nın özellikle hizmetler başta olmak üzere birçok alanda tek pazarın genişletilmesinden yana olduğunu belirten Martin, bu konuda “Komisyonun önerdiklerinin büyük bölümüyle uyumlu” olduklarını söyledi.

Paylaş

Costa: '2026, AB için rekabet yılı olacak'

AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Alden Biesen’deki gayriresmi toplantı öncesinde gazetecilere verdiği demeçte, Avrupa Birliği’nin 2026 yılına ilişkin başlıca ekonomik önceliklerini anlattı.

Costa, “2026, AB için rekabet yılı olacak,” dedi.

Öncelikler arasında tek pazarın derinleştirilmesi ve tamamlanması, iç engeller ile bürokratik yüklerin kaldırılması ve AB’nin yaklaşan stratejisi kapsamında Avrupalı şirketlerin büyütülmesi yer alıyor.

Costa, “Bunun için KOBİ’lerimizi ve girişimlerimizi büyümeleri, inovasyona yatırım yapmaları ve ekonomilerimizi modernize etmeleri için destekleyecek canlı bir sermaye piyasasına ihtiyacımız var. İkinci olarak, küresel pazarda rekabet edebilmek için büyük şirketlerimizi de büyütmemiz gerekiyor. Güçlü şirketlere ihtiyacımız var,” ifadelerini kullandı.

Üçüncü önceliğin ise “çok proaktif” bir ticaret politikası izlemek, şirketleri haksız rekabet ve ekonomik baskılardan korumak ve enerji maliyetleri sorununu ele almak olduğunu söyledi.

Costa ayrıca, “Bugünkü önceliğimiz özel yatırımı serbest bırakmak, tasarruflarımızı şirketlerimize yatırım yapmak için harekete geçirmek ve yatırım için daha dinamik, daha canlı bir ekosistem oluşturmak” diye ekledi.

Paylaş

İtalya, Almanya ve Belçika liderleri zirve öncesinde buluştu

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Belçika Başbakanı Bart De Wever, gayriresmi zirve öncesinde bir araya geldi.

Üç lider; sanayiyi ön plana çıkarma, kuralları daha esnek hale getirme ve emisyon hedeflerini gevşetebilecek daha pragmatik iklim politikaları izleme gibi konularda benzer bir tutum sergiliyor.

Merz ayrıca Macron’un ortak borçlanma planına karşı çıkıyor.

Paylaş

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen çarşamba günü Strazburg’da yaptığı konuşmada, “Stratejik sektörlerde Avrupa malı, Avrupa’nın kendi üretim tabanını güçlendirmeye katkı sağlayacak gerekli bir araçtır” dedi.

“Bu yaklaşım, söz konusu alanlarda öncü pazarlar oluşturulmasına ve Avrupa üretim kapasitesinin büyütülmesine yardımcı olabilir.”

Ancak von der Leyen temkinli bir uyarıda da bulundu: “Şunu açıkça söylemek isterim ki bu çok ince bir denge. Herkese uyan tek bir model yok. Bu nedenle her teklif güçlü bir ekonomik analizle desteklenmeli ve uluslararası yükümlülüklerimizle uyumlu olmalıdır.”

Von der Leyen’in “Avrupa Malı” fikrine verdiği ihtiyatlı destek, bu yaklaşımın ne kadar siyasi açıdan hassas hale geldiğini de gösteriyor.

Von der Leyen: Stratejik sektörlerde ‘Avrupa Malı’ öncelikli olmalı

‘Made in Europe’ (Avrupa Malı) tartışması, AB liderlerinin perşembe günü gerçekleştirecekleri gayrı resmi zirvede yapacakları görüşmelerin merkezinde yer alaca…

Paylaş

Macron, Alman-İtalyan ittifakının karşısında

AB liderleri bloğun ekonomisini nasıl canlandıracakları konusunda görüş ayrılığı yaşarken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron kendisini Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasında oluşan yeni ittifakın karşısında buluyor.

Eurobondlardan “Avrupa malı” politikalarına ve Mercosur ticaret anlaşmasına kadar uzanan başlıklarda, liderlerin görüşmelerinde farklı vizyonların çatışması bekleniyor.

Fransa ise en tartışmalı konulardan birini yeniden gündeme taşıdı: Birliğin toparlanmasını desteklemek için ortak borçlanma.

Almanya ve İtalya’nın ise girişim sermayesi finansmanının genişletilmesi, yatırımcılar için çıkış seçeneklerinin iyileştirilmesi ve daha kapsamlı bir deregülasyon çağrısı yapması bekleniyor.

Fransa, ekonomik teşvik planında Almanya ve İtalya’ya karşı

Paris, AB ekonomisinin nasıl canlandırılacağına ilişkin tartışmalarda Berlin-Roma ekseniyle karşı karşıya. Euro tahvillerinden Avrupa tercihine ve Mercosur Tic…

Paylaş

Ursula von der Leyen, Anvers'te iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi

AB liderleri Alden Biesen’deki gayriresmi toplantılarında enerjiyi sıradan bir politika başlığı olarak değil, jeopolitik ve ekonomik gücün temel dayanağı olarak ele alacak.

Avrupa’nın hedeflediği sanayide yeniden canlanma, dijital liderlik, yapay zeka kapasitesi, üretimin yeniden kıtaya taşınması ve stratejik özerklik gibi amaçların tamamı; ucuz, güvenli ve kontrol edilebilir enerjiye bağlı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de perşembe günü Anvers’te iş dünyası temsilcilerine hitabında, “yüksek ve dalgalı” enerji fiyatlarının enerji yoğun sektörler üzerindeki yükünü kabul etti.

Von der Leyen, “Bunun nedenini biliyoruz: Fiyatları yukarı çeken gaz, aşağı çeken ise yenilenebilir enerji ve nükleer. İyi haber şu ki maliyetleri düşürmek için iyi bir konumdayız” dedi.

Ayrıca Danimarka ve Almanya’nın ulusal şebekelerine bağlanacak deniz üstü rüzgar enerjisi projeleriyle birlikte elektrik şebekesindeki iyileştirmelerin kilit rol oynayacağını vurguladı.

Paylaş

Draghi ve Letta: AB’nin varoluşsal krizine karşı iki rapor

Eylül 2024’te yayınlanan ve büyük yankı uyandıran Draghi raporu, bugün Alden Biesen’de bir araya gelen AB liderlerinin görüşmelerinde merkezde yer alıyor.

Oldukça kapsamlı olan rapor, AB’nin yavaş büyümesine, zayıf verimliliğine ve rekabet gücüne ilişkin diğer sorunlara dikkat çekiyor.

İtalya'nın eski Başbakanı Mario Draghi bu tabloyu karamsar bir şekilde “yavaş bir can çekişme” olarak nitelendirmişti.

Çözüm olarak ise dev yatırımlar, daha derin bir tek pazar, düzenlemelerin sadeleştirilmesi ve AB’nin finansman kapasitesinin artırılması öneriliyor.

Ancak Draghi’nin "aciliyet" vurgusuna rağmen, Avrupa Parlamentosu’nun araştırma birimine göre önerilen tedbirlerin yalnızca her 10 tanesinden biri hayata geçirilebildi.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise Draghi’nin gündeminin en güçlü savunucuları arasında yer alıyor ve reformların yol haritasında daha hızlı adım atılması çağrısı yapıyor.

İtalya'nın Başbakanı Enrico Letta da 2023’te yayımladığı raporda, yenilikçi şirketlerin tek pazar genelinde daha kolay faaliyet gösterebilmesi için bir yasal çerçeve oluşturulmasını önermişti. Bu öneri “28. rejim” olarak adlandırılıyor.

Paylaş

İspanya'nın destek vermesi bekleniyor

Zirve öncesinde İspanyol hükümet kaynakları, ülkenin daha istekli ve sınırlı sayıdaki üye devletle entegrasyonu ilerletmeyi amaçlayan “iki vitesli Avrupa” fikrine destek vereceğini ve kamu ihalelerinde yerli şirketleri kayıracak bir “Avrupa Malı” tercihinin oluşturulmasını savunacağını belirtti.

Ayrıca İspanya, ortak borçlanma konusundaki tartışmalı başlıkta Fransa ile aynı tarafta yer alacak.

Madrid yönetimi, büyük ölçekli ortak borçlanmanın AB’nin stratejik hedeflerine ulaşmasına yardımcı olacağına ve euronun küresel konumunu güçlendireceğine inanıyor.

İspanya’nın tutumu Fransa ile büyük ölçüde örtüşüyor gibi görünse de iki ülkeyi ayıran önemli bir başlık var: AB–Mercosur ticaret anlaşması.

Madrid anlaşmanın mümkün olan en kısa sürede yürürlüğe girmesini isterken, Paris buna karşı geliyor.

Paylaş

Zirvede yoğun gündem

Tek pazar, bürokratik engeller, enerji fiyatları, kamu finansmanı, girişim sermayesi, ticaret anlaşmaları, jeoekonomik rekabet… Bunlar, AB liderlerinin bugün gerçekleştireceği gayriresmi toplantıda ele alacağı çok sayıdaki başlıktan yalnızca bazıları.

Eurobondların da (tartışmalı biçimde) gündeme gelmesi bekleniyor.

AB, rekabetçi bir Avrupa’yı nasıl inşa ve finanse edeceğini tartışıyor

AB liderleri, Avrupa’yı güçlü bir tek pazara sahip rekabetçi bir ekonomik güç merkezine dönüştürmek istiyor. Ancak bunu nasıl inşa edecekleri ve nasıl finanse…

Paylaş
Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Avrupalıların kaçı mülklerini iklim felaketlerine karşı sigortalatıyor?

Avrupa'nın savunma hamlesi mevcut silah ihracatı kurallarını nasıl zorluyor?

AB liderleri rekabetçi bir Avrupa’yı nasıl inşa ve finanse edeceklerini tartışıyor