Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri; olası AB yaptırımları için vatandaş ne diyor? | Video

euronews_icons_loading
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri; olası AB yaptırımları için vatandaş ne diyor?
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri; olası AB yaptırımları için vatandaş ne diyor?   -   ©  euronews
Metin boyutu Aa Aa

AB Konseyi'nin 10-11 Aralık tarihlerindeki zirvesinde önemli gündemlerden biri Türkiye ile ilişkiler. AB liderleri Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri ve Yunanistan ile yaşanan sorunlar nedeniyle Türkiye’ye olası yaptırımlar da masada.

Her ne kadar kasım ayında Oruç Reis sismik araştırma gemisi Antalya Limanı’na çekilse de, Türkiye’nin 'Doğu Akdeniz' politikasında değişiklik olmadığını düşünen Avrupa Birliği liderleri için bu adım yeterli görünmüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Geleceğimizi Avrupa'da görüyoruz...' şeklindeki açıklamaları ve Ankara'dan gelen benzeri mesajları ise Brüksel temkinli karşılıyor ve uygulamaların önemine vurgu yapıyor.

Peki Türkiye'de vatandaşlar bu konuyu nasıl izliyor? AB ile hala müzakare sürecinde olan Türkiye’ye yönelik olası yaptırımlar ilişkileri nasıl etkiler ? Eğer zirveden yaptırım kararları çıkarsa Türkiye’nin AB yolculuğu sonlanır mı ? Ya da zirveden yaptırım kararları çıkması durumunda Türkiye, Doğu Akdeniz'de sondaj çalışmalarına devam etmeli mi ?

Euronews mikrofonuna konuşanların birçoğu Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki petrol arama çalışmalarını destekliyor. Yaptırım ihtimalini ise iç meselelere müdahale olarak görüyor.

Türkiye’nin bu adımını destekleyenlere göre, ülkenin bu sularda petrol arama hakkı var. Her ne kadar dünya ülkeleri arasındaki diplomasi ve diyalog önemli olsa da, AB ülkelerinin Türkiye’ye yönelik açıklamalarını ve olası yaptırım kararlarını, bir ülkenin iç meselelerine müdahale olarak değerlendirenlerin sayısı oldukça fazla.

AB Konseyi Zirvesi’nde Türkiye’ye yönelik karar ne olursa olsun bu çalışmaların gelecekte dışa bağımlılığı bitireceği düşünülüyor ve özellikle ülkenin ekonomik kalkınması açısından önemli bulunuyor.

Olası yaptırımlar karşısında Türkiye’nin kararından vazgeçmemesi gerektiğine inananlar, Türkiye’nin genç nüfusu ve savunma sanayindeki başarıları nedeniyle, kendi başının çaresine bakacağını savunuyor.

Türkiye’nin AB yolcuğu konusunda da halk ikiye ayrılmış durumda. Bir kısım yurttaş, AB üyeliğine gerekli ve sıcak bakarken, bir kısım ise AB’ye üyeliğin artık bir anlamı kalmadığına inanıyor.

Türkiye'nin nüfusunun çoğunluğu Müslüman bir ülke olması nedeniyle AB’ye dahil edilmeyeceğine inananların sayısı da bir hayli fazla.

Halihazırda AB’nin kendi içinde bölündüğünü düşünen bazı yurttaşlar, AB’nin şimdiye kadar da bir birliktelik sağlamadığı görüşünde.

Türkiye’nin liderliğinde Türki topluluklar ya da İslam birlikleri oluşturulabileceğini düşünenler, bu oluşumların AB’ye alternatif olabileceği kanısında.

Görüntü editörü • Mert Can Yilmaz