Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyelik süreci nasıl işleyecek?

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyelik süreci nasıl ilerleyecek?
İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyelik süreci nasıl ilerleyecek?   -   ©  Yves Logghe/AP

Önce Finlandiya, ardından İsveç NATO'ya üyelik için başvuru yapma kararı aldıklarını resmen açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin NATO'nun bu iki İskandinav ülkesini alarak genişlemesinin sonuçları konusunda uyardı. Bu nedenle NATO'nun bu iki ülkeye üyeliğin sağladığı güvenlik garantilerini sunabilmesi için hızlı davranması gerekiyor.

Her iki ülkenin de dünyanın en büyük güvenlik ittifakı olan NATO ile ortaklık ilişkisi içinde olması sürecin hızlandırılması için büyük avantaj sağlıyor. Ayrıca iki ülkede de demokrasi işliyor, iyi finanse edilmiş silahlı güçleri var ve ittifakın askeri operasyonlarına ve hava devriyesine destek veriyor. Bu nedenle iki ülkenin üyelikten karşılarına çıkabilecek sorunlar ya teknik ya da siyasi olabilir.

İşte sürece ilişkin bazı bilgiler:

NATO'ya nasıl üye olunur?

NATO üyeliği için resmi bir üyelik prosedürü yok, üyelik için gereken adımlar farklılık gösterebiliyor.

İlk olarak NATO'ya resmi bir başvuru talebinde bulunulması gerekiyor. Bu başvuru genellikle NATO'ya üye 30 ülkenin büyükelçilerinin katıldığı Kuzey Atlantik Konseyi toplantısında yapılıyor.

Konsey üyelik yolunda devam edilip edilmeyeceğine ve sonuçlandırılması için hangi adımların atılacağına karar veriyor. Bu durum aday ülkelerin NATO'nun siyasi, askeri ve hukuki standartlarıyla ne kadar uyumlu olduğuna ve Kuzey Atlantik bölgesindeki güvenliğe katkı verebilip veremeyeceğine göre değişiyor. Bu sürecin ne İsveç ne de Finlandiya için sorun olmaması bekleniyor.

Üyelik görüşmeleri nasıl ilerliyor?

Kuzey Atlantik Konseyinin yeşil ışık yakması halinde katılım görüşmeleri başlıyor. Bu görüşmeler genellikle bir günde tamamlanabiliyor.

Burada adaya NATO'nun 5'inci maddesine kendini adayıp adamadığı soruluyor. 5'inci madde NATO'nun toplu savunma maddesi olarak biliniyor ve üyelerden birinin saldırıya uğraması halinde bütün ittifakın toplu şekilde saldırıya uğrayan ülkenin yanında yer alma ve topluca yanıt vermeyi garantiliyor. Bu madde ayrıca NATO'nun yıllık 2,5 milyar doları bulan iç bütçesine katkı verme zorunluluğunu da içeriyor.

Aday NATO savunma planı içindeki rolünün yanı sıra ve personel gözetimi ya da gizli bilgilerin saklanması gibi diğer başka hukuki ve güvenlik zorunlulukları hakkında bilgilendiriliyor.

Adaylar kabul edildiklerini nasıl öğreniyor?

Katılım raporu ve adayların mektubu son karar için Kuzey Atlantik Konseyi'ne sunuluyor. Konsey yine büyükelçilik, bakan ya da liderler düzeyinde toplanabiliyor ve başvuruyu değerlendirerek adayla bir katılım protokolü imzalanması konusunda son karar veriliyor.

Evet cevabı çıkması halinde üyeliğin bu sürecinde sembolik ve hukuki bir anlam yüklenen küçük bir tören düzenleniyor. Protokol daha sonra üye ülkelerin ulusal parlamentolarına onay için gönderiliyor. 

Bunun da tamamlanmasının ardından imzalanan protokol Washington'da saklanıyor. Resmi üye olan ülkenin bayrağı NATO'nun Brüksel'deki merkez binası önünde yerini alıyor.

İsveç ve Finlandiya ne kadar sürede üye olabilir?

NATO yetkililerine göre iki ülkenin üyelik süreci birkaç hafta içinde tamamlanabilir. Bu süreçte en fazla zaman alacak konu katılım protokollerinin ittifakın 30 üyesinin parlamentolarında onaylanması sırasında yaşanabilir. Yetkililer bu sürecin aylar sürebileceğini belirtiyor. Kaç ay sürebileceği tam olarak bilinmiyor. En son üye olan Kuzey Makedonya'nın katılımı için onay süreci 8 ila 12 ay sürmüştü. 

Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere bu süreç içerisinde iki ülkeye savunma ve güvenlik konusunda yardımda bulunmayı taahhüt etti.

İsveç ve Finlandiya'nın üyeliği önünde engel var mı?

NATO bütün kararlarını oy birliği ile almak durumunda, bir başka deyişle üye ülkelerin kararlara ilişkin veto hakkı bulunuyor. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen hafta Kürt sorununu ileri sürerek iki ülkenin üyeliğine olumsuz baktığını ifade etmesi endişe yarattı. 

Yetkililer ve uzmanlar da Erdoğan'ın İskandinav genişlemesine karşı durmayacağı görüşünde. Ancak Erdoğan'ın dün iki ülkenin de resmi olarak NATO'ya katılma kararlarının hemen ardından yaptığı açıklama üyeliğe "evet" demeyeceklerini belirtmesi bu konuda belirsizliğin sürdüğüne işaret etti.

NATO yetkilileri Türkiye'nin dışında üyelik konusunda bir başka ciddi çekincenin iletilmediğini ifade ediyor.

Geçtiğimiz günler Hırvatistan Cumhurbaşkanı Zoran Milanovic de kararın kendisinde olması halinde iki ülkenin üyeliklerini "veto edeceğini" söylemişti. Ancak Hırvatistan'da cumhurbaşkanlığının sembolik bir görev olması sebebiyle karar yetkisi yürütmenin başındaki başbakan ve hükümete ait. Başbakan Andrej Plenkovic'in bu konuda olumsuz bir yaklaşımda olmadığı biliniyor.